Kadınların İlk Aşkı Babaları

Kadınların İlk Aşkı Babaları

Neden kadınlar babalarına benzer erkeklere aşık olurlar? İşte kadınlara dair ilginç soruların yanıtlandığı Prof. David Perrett’in kitabında bu konulara açıklık getiriliyor.

Kadınların babalarına benzer erkekleri seçmeleri aslında çok yeni bir durum değil. Hatta erkeklerin çoğu da kendilerine annelerine benzer kadınları eş olarak seçer. Çocukken aile büyüklerimizden etkilenmemiz ve bilinçaltımızda yer etmeleri oldukça normal. Ancak anılarımızdaki karakter aşk hayatımıza da yansıyabilir. 300 erkek ve 400 kadına yöneltilen sorularda hayallerinden sevgiliyi ya da eşi tanımlamaları istendi.

28 Ekim 2010
Okunma
bosluk

İşte Aşkın Bedeli!

Etiketler: ,
İşte Aşkın Bedeli!

Uzmanlar, bir sevgilinin maliyetinin iki yakın arkadaşa mal olduğunu belirtti. Yani bir sevgiliniz olacaksa iki çok yakın arkadaşınızı gözden çıkarmanız gerekiyor.

Romantik bir ilişkiye başlarken çok yakın arkadaşlarınızdan ikisini feda etmeniz gerektiği bilimsel olarak kanıtlandı. Arkadaşlardan biri ilişkinin ilk başlarında feda edilebilirken,  diğerinin de gitmesi çok uzun sürmüyor.

25 Ekim 2010
Okunma
bosluk

Sevgilinizi Kendinize Bağlayın

Sevgilinizi Kendinize Bağlayın

1- Onunla Sohbet Edin

Birbirinize karşı açık olmanızın sonuçlarını almak için öncelikle zamanlamayı doğru ayarlamanız gerekiyor. Sevgilinizle güzel bir gün geçirdikten sonra onunla konuşun. Çünkü ilişkiniz çok güzel giderken, doğal olarakbirbirinize karşı daha açık olursunuz. Konuyu şöyle açabilirisniz. “Birlikte hep çok güzel zaman geçiriyoruz ve seninle olduğum için gerçekten çok mutluyum. İlişkimizin bu şekilde devam etmesini istediğim için, ilişkimizin güzel yanları ve varsa düzeltmenizi istediğin konular hakkında konuşmak istiyorum.” Sonra ona aşağıdaki sorulardan birkaçını sorun:

.

25 Ekim 2010
Okunma
bosluk

İyi Öpüşmenin 18 Kuralı

İyi Öpüşmenin 18 Kuralı

Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz? Eski moda öpüşmelerle başlayıp onu yatak odasına götürecek yeni öpüşme tekniklerini deneyin. Önereceğimiz yeni teknikler sayesinde partneriniz öpücüğünüzden çok memnun kalacak. İlk öpüşmenin filmlerdeki gibi öldürücü etkisi olmayabilir. Öpüşürken yırtıcı hayvan gibi davranmamaya ve mümkün olduğunca az tükrüklü olmasına çalışın. Öpücüğünüz iki insan arasında çok özel şeyler paylaşıldığını gösteren çok sıcak, ağır ve romantik olmalı. Çoğu kişi “sıcak ve ağır” tanımlamasını “ıslak ve dağınık” ile karıştırma hatasına düşer. Islak ve dağınık öpüşenler kadınlar tarafından beğenilmezler ve “kötü öpüşenler” listesinde yer alırlar. Bazıları bunu isteyerek yapabilir ve bunu etrafındakilere övünerek anlatabilir.

opusme İyi Öpüşmenin 18 Kuralı

İşte en etkileyici 18 öpüşme kuralları..

  1. Bayanlar ve baylar öpüşeceğiniz zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bu ünlü bir şarıkıcının seyirci önünde şarkı söylemeye başlamadan önce boğazını temizlemesiyle eşdeğerdir.
  2. Öpüşürken diliniz  kutudan birden fırlayan kukla gibi ağzınızdan çıkmasın, ağzınızın hafif açık olması yeterli.
  3. Erken ortaya çıkan Fransız tarzı bu öpüşmeyi hemen denemeyin. Partnerinizin bunu denemeye çalışacağından şüpheleniyorsanız; 1) Ağzınızı kapatın, 2) Ağzınız açık olsun, dilinizi çıkarmayın.
  4. Öpüşmenin daha ateşli bir hal almasını istiyorsanız dilini hissettiğinizde hoşunuza gittiğini gösteren bir işaret verebilirsiniz. Bu süreç yarım saat ya da 30 saniye olabilir.
  5. Ağzınızı partnerinizinkinden çok daha geniş açmayın. Öpüşme taklit etme değildir.
  6. Öpüşürken kaba konuşmalar yapmayın.
  7. Dilinizi partnerinizin küçük diline değdirmeye çalışmayın.
  8. Dudaklarda başlayan öpüşme sonrası dudaklarınızı vücudun diğer yerlerinde gezdirmek için acele etmeyin. Ay ışığı altında yuvarlanmak, gezinmek romantizmi artırabilir. Bundan sonra kontrolü ele almak sizin elinizde.
  9. Çoğu kişi romantizmi yetişkinliğe geçiş döneminde önemser. Herşeyin ötesinde her ikinizde sadece öpüşmeye odaklandığınızda keyif alırsınız.
  10. İlk öpüşmeniz sonrasında kendi kendinize “kötüydüm değil mi?” gibi sözlerle  çamur atmayın. Gerçek kadınlar ve erkekler sadece bu andan zevk alırlar.
  11. Sadece umutsuz ruhlar karşısındakini içine çekmeye çalışır. Özellikle daha önce asla öpüşmediğiniz birine çekingen ve yasakmış gibi yaklaşıp sürpriz bir öpücük kondurmayın.
  12. Sizinle öpüşmeye hazır olduğunu anlamadan gözüdönmüş gibi onu öpmeyin. Buna rağmen sevgilinizi elinden tutup bir duvara yaslayıp tutkulu bir şekilde öpebilirsiniz. Sizi durduruncaya kadar devam etmenizde sakınca yok.
  13. Öpüşeceğiniz zaman iki elinizle karşınızdaki kişinin yüzünü tutmanız çok romantik olur. Başını geri çekmesini engelleyecek şekilde sarmayın.  Başını istediği zaman geri çekip yüzünüzü görebilmesine olanak verin. Onu öpmek için ölseniz bile ağlatacak ya da küçük düşürecek şeyler yapmayın, sakin ve rahat görünün.
  14. Öpüşürken nefes almak, kendinizi dizginlemek istediğinizde dudaklarınızı yavaşça kulak memesine doğru kaydırmak size yardımcı olacaktır. Çoğu kişi kulaklarıyla oynanmasından, kulaklarının üzerinde, kulak memesinde sıcak nefes ve dudaklardan hoşlanır. Yine çok ıslak öpmemeye, dilinizi az kullanmaya dikkat edin, kulağın içini öpmeye çalışmayın. Bu durumda partnerinizi sizi itiyorsa, bunu yapmakta ısrar etmeyin.
  15. Bayanların ve bayların nefeslerinin taze olduğundan emin olmalarını öneriyoruz. Dişlerinizi ve dilinizi fırçalayın. Her zaman yanınızda nefesinizi açan sakız taşıyın. Gece veya sabahları dişlerinizi hemen fırçalamanızı sağlayacak ufak bir diş macunu ve diş fırçası taşıyın.
  16. Eğer ağzınızın kenarında veya çevresinde uçuk varsa öpüşmeyin. Havadan bile geçebilen virüs konusunda dikkatli olun gerekirse bağışıklığınızı güçlendirmek için ilaç alın.
  17. Bir kadın ya da erkek asla toplulukta ya da dudaklardan hoşçakal öpücüğü beklemez. Pretty Woman’daki Julia Robert’s bile bunu istemez.
  18. Aynı şey ilk randevuda toplulukta, sarmaş dolaş olmak için de geçerlidir. İlk buluşma da öpüşme veya sarılma garip olabilir. Çoğu genç çift ilk birkaç dakika içinde sarmaş dolaş olabiliyor ancak bu hiç romantik değil..
  19. İşte öpüşme konusunda yapılan hatalar ve gülümseten tepkiler..

    Genel huzuru bozma: “Hey çüş oradakiler, atları korkutmak istemeyiz değil mi? Lütfen çocukların hatırı için ahırınızdan çıkmayın”

    Sıkıcı oyun: “Gerçekten çok sakin bir oyun biliyorum. Birbirinizi sadece dudaklarınız değecek şekilde öpmeye çalışacaksınız. Dilinizi de değdirmemeniz gerekiyor. Oynamak ister misiniz?”

    Aptallar için önsevişme: “Tatlım, sadece sırt üstü yatmanı, rahatlamanı ve tüm işi bana bırakmanı istiyorum. Hareket etmek zorunda değilsi. Hayır, demek istiyorum ki hareket etme!”

    Doktorun tavsiyesi: “Dişçin dedi ki kanal tedavisi yapıldığı için ağzıma kürdan hariç herhangi bir yabancı obje girmemeliymiş.”

    Körelmiş enstruman: “Şimdi ve her zaman ıslak severim. Ancak insanlar diş izlerini merak etmeye başlayacak. Zaman zaman biraz daha nazik olabilir misin lütfen. Şimdi öp beni seni aptal..”

20 Ekim 2010
Okunma
bosluk

Kocanızı Eve Nasıl Bağlarsınız?

Kocanızı Eve Nasıl Bağlarsınız?

Toplumumuzda erkekler kadınlara göre daha serbesttir. Onlar gece geç saatlerde dahi çıkıp gezebilir, arkadaşlarıyla eğlenebilir. Erkeklerin bu davranışları toplumda olumsuz karşılanmaz, “erkektir yapar” anlayışı hakimdir. Oysa kadın bu saydıklarımızın birini dahi yaptığında adı hemen kötüye çıkabilir. Ancak biz bu yazımızda kadın erkek özgürlüğü üzerinde durmayacağız. Kadınların eşlerini evlerine nasıl bağlayacağını anlatacağız ve küçük küçük tyolar vereceğiz. Eşine evine bağlamak isteyen kadınların dikkatle bu yazıyı okumalarını öneriyoruz.
aile 300x169 Kocanızı Eve Nasıl Bağlarsınız?

Kocanızı eve nasıl bağlarsınız?

Eşinizi eve bağlamanın 15 yolu

Mehmet Paksu’nun okurlarına tavsiyeleri; eşim benimle evliliği paylaşmıyor. Farkında değil. Ne yapmalıyım tarzındaki soruları yanıtlarken hanımlara, eşlerini eve bağlama konusunda 15 yöntem öneriyor.

Çok sorulan bir soru olduğu için bu konuyu biraz geniş ele almak istiyorum. Eşiniz eve gelmeden önce onu eve bağlayıcı yöntemler geliştirin. Bunda öncelikle aklınızı kullanın, ardından eş olmanın verdiği gizemli özelliğinizi fark ettirin diyen Mehmet Paksu’nun öğütleri şöyle:

1- Kadının erkeğe karşı en etkili hali tatlı dilidir, güler yüzüdür, tebessümüdür, gönül almasını bilmesidir, sıkıntısını paylaşmasıdır, eşi yüzüne bakınca içinin açılması, bir anda bütün yorgunluklarını atmasıdır.

2- Erkeği kadına bağlayan en güçlü sır, kadının müşfik halidir, annelik özelliği olan şefkatidir. Bu gücü iyi kullanın. Eşinizi sizinle vakit geçirmekten zevk alır hale getirin. “Seninle birlikte olunca kendimi dünyanın en mutlu insanı olarak hissediyorum” gibi sözleri yeri geldikçe dile getirin.

3- İmkânlarınız ölçüsünde sofrada çeşitleri arttırın. Erkeği eve bağlayan önemli vesilelerden biri de sevdiği yemeklerin sofrada olmasıdır. Yemek sonrası çay, kahve, kuru yemiş gibi şeyleri eksik etmeyin ki, karnı doyar doymaz gözü ayakkabısında olmasın.

4- Kitap okuma alışkanlığı edinmeye çalışın. Birkaç hikayeyi okuyun, aklınızda tutun, eve gelince çay içme esnasında anlatmaya çalışın. Hatta hikayenin başından biraz anlatın, gerisini kitaptan takip edin. Fakat bunu yaparken, eşinize ders verir vaziyete girmeyin. Hele dini konularda bir hoca gibi konuşmayı denemeyin. Yoksa hemen eşinizden “Başıma hoca kesildin” sözünü işitebilirsiniz.

5- Bazı radyo ve TV programlarının yayın akışını gözden geçirin. Seçtiğiniz programları birlikte dinlemeye, izlemeye çalışın. Arada sorular sorarak onun yorum yapmasını temin edin. Eşinizi programın içine çekin.

6- Zaman zaman evdeki eşyaları birlikte yer değiştirin. Oturduğunuz odaya, salona ve hatta yatak odanıza arada bir farklı ve değişik dizayn verin. Evde meşgul edin.

7- Evde yalnız kalınca canınızın sıkıldığını, daraldığınızı, huzursuz olduğunuzu, korktuğunuzu dile getirin. Birlikte olunca güven içinde mutlu ve huzurlu olduğunuzu söyleyin.

8- Arada bir komşu, akraba, eş dost ziyaretine gidin, onları davet edin, yakınlarınızla bir arada bulunmaya zaman ayırın. Özellikle eşinizin anne babası, kardeşleri gibi yakınlarına kapılarını açık tutun. Onları davet etmeyi teklif edin.

9- Bazı akşamlar gezmeye, alışverişe, dışarıda vakit geçirmeye, yemek yemeye çıkın, kısa metrajlı yürüyüşlerle birlikte olmaya çalışın.

10- Kendinizden, kendi sorunlarınızdan bahsetmeyin. Bir süreliğine eşinizin mutluluğuna kilitlenin. O mutlu olursa siz haliyle mutlu ve huzurlu olursunuz.

11- Şikâyetlerden uzak durun. Şikâyetçi bir görünüm sergilemeyin. Evdeki eksikleri, noksanlıkları, alınacakları, değiştirilmesi gereken eşyaları şimdilik gündeme getirmeyin. Özellikle erkekler masraf çıkarılmasından pek hoşlanmazlar.

12- Çocuklarınız varsa, çocukların eğitimi, yetiştirilmesi, sorunların çözümü, hayata hazırlanmaları gibi babaya düşen görevleri hatırlatarak sorumluluklar verin.

13- O gün akşama kadar nasıl vakit geçirdiğini, kimlerin gelip gittiğini sorun öğrenin. Türkiye’de ve dünyada dikkatinizi çeken bazı olayları gündeme getirin, konuşun.

14- Çevrenizdeki bazı arkadaşlarınızdan bilgi alın, deneyimlerinden istifade edin. Bu arada imkanınız ölçüsünde profesyonel yardım alın. Son zamanlarda yayınlanan aile içi eğitimle ilgili kitaplara ulaşın.

15- Önümüzde Ramazan ayı var. Başta oruç olmak üzere, birlikte ibadet etme, manevi ihtiyaçları giderme gibi kalbi ihtiyaçlarınızı karşılamaya çalışın. Yeter ki, bu konuda kafa yorun, yeni stratejiler üretin.

Gün geçtikçe kendi aile yapınız içinde daha farklı, daha çekici, eve bağlayıcı meşguliyetler bulabilirsiniz. Bütün mesele, eşinizin gecesini doldurmak, onu eve bağlamaya çalışmak, dışarı bağımlılığını azaltmak, hatta bitirmek olmalı.

12 Ekim 2010
Okunma
bosluk

Bırakın Beni Çok Yorgunum…

Bırakın Beni Çok Yorgunum…

Şuraya öylesine bir uzansam, biraz uyusa ruhum, bedenim kendini bıraksa… Çok yorgun kalbim, hayatın hamallığından olsa gerek…

5E98BD98F90C6AE3CAA1C85B275C Bırakın Beni Çok Yorgunum…

Ne varsa içimde kalan, geçmişten getirip yüreğimi kirlettiğim, ağırlığını veriyor üstüme. Hiç bozulmamış bir uykuya hasretim. Geceden sabaha giden o karanlık saatlerde, bir parça huzur için neler veririm!

Aşkı bulduğumu sandıklarımdan, aşkı kaybedenlerden, sevdaya sözüm ona inanlardan, konuşunca mangalda kül bırakmayanlardan ve hepsinin benimle karşılaşmasından yorgunum.

Yazmış, baharmış, kış gelmiş bana ne! Mevsimlerle derdim olmaz ki benim, mevsimine göre aşk satanlardan yorgunum.

Dur demekten, yapma demekten, görmekten, görebilmekten, anlamaktan, algılamaktan, önceden hissetmekten, sabretmekten yorgunum.

Hani şarkıda der ya: “Yorgunum hancı, şuraya bir yatak ser yavaş yavaş…” Bir hancı bulsam, yatağımı kendim sermeye de razıyım.

Gözlerime iğneler batıyor uykusuzluktan, kalbime saplananlar ise aşktan değil; insanlardan, insanlardan… Anlamayanlardan, ders almayanlardan, her seferinde aynı yerde yeniden düşenlerden, dinlemeyenlerden, kendini eğitemeyenlerden, sevmeyi öğrenemeyenlerden dolayı yorgunum.

Önceden kesiliyor herhalde cezası yaşamın. Yoksa bir yüreğin kaldırabileceğinden çok fazlasına nasıl razı olayım?

Bırakın beni çok yorgunum… Biraz dinlenebilsem toparlanırım. Hiçbir rüyamı ele geçirmeden kötülük, uyuyabilsem; tek bir gün acı görmeden çevremde akşamı edebilsem; bir tek yaşam öyküsüne bile umutla tutunabilsem, dinlenirim!

Neredeysen çık ortaya hancı, yatak falan da istemez. Başımı şöyle omzuna bir koyabilsem…

Candan Ünal

3 Eylül 2010
Okunma
bosluk

Kış Gelse, Aşık Olsak!

Kış Gelse, Aşık Olsak!

Benim havalarım başladı, çok şükür! İstanbul’da ne zaman yağmur yağsa, yaşama sevinciyle dolarım. Balık burcuyum ya, su gördüğümde seviniyorum demek ki!

E05FBEF2EB19C262FE981A86FEBA8 Kış Gelse, Aşık Olsak!

Hava griye dönüp puslandığında, bana keyifli bir hal gelir. Hep söylerim, kurtlar puslu havayı sever! Oldum olası sevmedim yaz aylarını, sıcağı.. Baharlara ve kışa vurgunum. Hüzün sevdiğimden mi acaba? Hüznün içindeki coşkuyu yakaladığımdan olmalı! Hüzün asildir…

Asaletin kadında ne hoş durduğunu düşündüm şimdi. Ancak aklınıza ağır, koyu, arabesk kıvamında, acılı bir hüzün gelmesin. Türkan Şoray’ın gözlerindeki buğu gibi, sonu güzel de olsa biten bir filmi gibi hüzün severim.

Yaz aylarından çok sıkılırım. Deniz, kum, güneş üçlüsünün sadece denizini alsam bana yeter. Sahilde tavuk çevirme gibi dönerek kızarmayı da sevmem. Sevene lafım yok ama o kadar uzun güneş altında yatmaya tahammül edemem. Yazın o kavuran sıcağına da dayanamam. Her yaz başı, kutupları düşlerim. Bir de yaz aşklarını sevmem! Kalıplaşmış bir düşünce olacak ama kısa sürerler. Tatil aşklarıdır onlar. Gidilen yerde yaşanır ve biterler.

İnsanın, o kısa kaçamaklara da ihtiyacı vardır elbette ama ben aşkın da kahve gibi koyusunu severim. İçinde ihtiras, tutku ve asalet isterim.

Kışın sevişmenin bile tadı başkadır. Uzun ve birbirine dokunularak geçirilen, saatler süren, hatta bir şömine ateşiyle renklendirilen sevişmenin keyfini, yaz gecesinde nasıl bulacaksın?

Saten çarşafları kaldırıp dolaplara, en serin tutan pamuk karışımı çarşaflarla yatağa uzandığında insan, üstünde incecik bir örtüye bile tahammül edemezken; sevdiğinin kollarında sımsıkı sarılıp nasıl uyuyacaksın? Uyuyamazsın, ter basıyor!

Neyse, bu şehirde yaz kısa sürüyor. Üç ayda perdeyi kapattı mevsim, şimdi benim sahnem başlıyor. Bir de kar yağsa şöyle lapa lapa.. Fincanda kahvemi alıp yanıma, camın kenarında oturup gece yarısı, beyaz bir düşe dalsam. Fonda hafif bir müzik, ayaklarımı ısıtma bahanesiyle sevdiğime uzatsam. Sohbet etsek gün ağarıncaya kadar… Hiç bilmediğimiz diyarların, hiç bilmediğimiz öykülerini okusak. Soğusa hava bir an önce, battaniye bile ısıtmasa, birbirimize sımsıkı sarılıp uyusak.

Şu kış bir gelse de, şöyle tadına vara vara bir aşık olsak….

Candan Ünal

3 Eylül 2010
Okunma
bosluk

Sonbaharda Vücudunuz Forma Girsin!

Sonbaharda Vücudunuz Forma Girsin!

Güneşin kızgın sıcakları yerini serinliğe bıraktığında, vücudunuzu forma sokmak isterseniz; kendinize güzel bir yer bulun. Dışarıda spor yapabileceğiniz bu son ayları değerlendirin!

443FCFD15B34FEFC994CE4ECCAB94 Sonbaharda Vücudunuz Forma Girsin!

Kardiyo Egzersizleri:

Bu egzersizler vücudunuzu şekillendirirken, dengeyi ve dayanıklılığı güçlendirir. Kardiyo egzersizleri diye tanımlanan hareketler, metabolizmayı hızlandırdığı için yağ yakımını arttırır. Vücudunuzun daha sağlıklı ve fit görünmesini sağlar.

Silkinme:

Sol bacağınızın üzerinde dizinizi bükerek dururken, sağ bacağınızı kaldırın. Sağ ayağınız yerden birkaç santim yukarıda olacak. Dirseklerinizi en çok 90 derece olacak şekilde bükün. Sağ kolu öne, sol kolu arkaya hareket ettirin. Sol ayağınızın üzerinde hafifçe sıçrarken sağ bacağınızla öne ve yana tekme atma hareketi yapın. Şimdi sol kolu öne, sağ kolu arkaya getirip, aynı şekilde tekme hareketiyle devam edin.

Yan Şınav:

Sağ tarafınıza doğru yan yatın. Sağ avuç içinizi yere koyun. Sağ ayağınızı dış kısmından destek alarak sağ kolunuzun üzerinde gergin bir şekilde yükselmeye çalışın. Sol kolunuzu yere 90 derece açı yapacak şekilde gergin olarak havaya kaldırın ve 3 saniye durun. Şimdi sola dönüp klasik bir şınav çekin. Aynı işlemi sol kolunuz üzerinde de yapın.

Sarkaç:

Diziniz gergin şekilde sağ bacağınızın üzerinde durun. Sol bacağınızı gergin bir şekilde biraz yükseltip yana, arkaya doğru açın. Ellerinizi yumruk yapıp, sol dirseğinizden kolunuzu bükün ve öne getirin. Sıçrayıp bacak değiştirin ve sol bacağınızın üzerinde sarkaç hareketini takrarlayın.

3 Eylül 2010
Okunma
bosluk

İşte gerçek aşk

İşte gerçek aşk

fft2mm326287 İşte gerçek aşk

Böbrek hastası Sevda’nın iyileşmesi için tek çare organ nakliydi. Zekeriya görür görmez âşık olduğu Sevda’ya böbreğini vermek istedi

Van’da doğup büyüyen Sevda Yaşar (17) böbrek rahatsızlığı nedeniyle çok acı çekti. Diyalize girerek hayatta kalan Sevda’nın sağlığına kavuşması için böbrek nakli şarttı. Ama uygun böbrek bulunamamıştı. Genç kız tedavisi için İstanbul’a taşınmıştı.

Bartınlı Zekeriya Aydoğan (24) da İstanbul’daki teyzesini ziyaret etmişti. Teyze, Sevda’nın komşusuydu. Zekeriya bu vesileyle tanıştığı Sevda’ya görür görmez aşık oldu. Genç kız acı gerçeği aşık gence söyledi: “Zekeriya biz evlenemeyiz, çünkü ben çok hastayım.”

‘EŞİM İÇİN CANIMI VERİRİM’

Zekeriya, Sevda’sına böbreğini vermek için test yaptırdı. Gençlerin dokuları uyumlu çıktı. Yasaya göre, canlıdan böbrek bağışını sadece hastanın yakınları yapabiliyor. Bunu öğrenen Zekeriya hemen Sevda ile evlendi.

Genç çift, Antalya’daki Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nde ameliyata girdi. Doç. Dr. Alihan Gürkan, Zekeriya’dan aldığı böbreği Sevda’ya nakletti. Sevda sağlığına kavuştu. Zekeriya da iyi.

Genç koca “Eşimi o kadar çok seviyorum ki onun için canımı bile veririm” dedi. Sevda da kocası için her fedakârlığı yapacağını söyledi.

POSTA

3 Eylül 2010
Okunma
bosluk

Kanka Mı, Sevgili Mi?

Kanka Mı, Sevgili Mi?

kanka sevgili Kanka Mı, Sevgili Mi?

Bir ilişkinin en zor yanlarından birisi de en yakın arkadaşlarınızla sevgiliniz arasındaki dengeyi sağlamaktır. Oldukça hassas bir dengedir, ve durumu yanlış ele almanızın ciddi sonuçları olabilir.

Kız arkadaşınız yerine bir çok kere erkek arkadaşlarınızla dışarı çıkarsanız, siz farketmeden ayrılırsınız. Kankalarınız ile sevgiliniz arasındaki dengeyi kurmak tamamen zaman yönetimi ve saygıyla alakalıdır. Askmen olarak size yardımcı olmaya geldik.

Her birisiyle zaman planlayın

Arkadaşlarınız dışarı çıkmayı düşünüyorlar bu sizi de davet etmek için aradılar. Aynı zamanda kız arkadaşınız, her haftasonunu onla geçireceğinizi düşünmeye başladı. Burada problem her iki tarafla yapılan aktivitenin de önemidir. Arkadaşlarınız ve kız arkadaşınız arasındaki dengeyi kurmak amacıyla küçük bir plan yapmanız işe yarayacaktır. İşgüzar ya da gergin gibi görünebilir ama zamanınızı planlamak size çok şey kazandıracaktır.

Kutsal zamanlar

Sevgiliniz ve en iyi arkadaşlarınız arasındaki dengeyi kurarken, bazı kutsal zamanlar olduğunu göz ardı etmeyin. Böyle zamanları zorunlu olarak sevgilinizle geçirmeniz gerekir. Örneğin, yıl başı için en yakın arkadaşlarınız New York’a gitmeyi ya da en basitinden şehrin meydanında alkolle sulandırılmış bir gece geçirecekler ve sizi de davet ediyorlar. Esas nokta işte burada parlıyor. Her ne kadar alkole susamış olsanız da yıl başınızı kız arkadaşınızla geçirmeniz gerekiyor. Evet, o sizle romantik bir gece geçirmek istiyor. Bu durumda hayır diyemezsiniz. Buna benzer şekilde hiçbir durum altında kız arkadaşınızla kamp kuramazsınız ya da çılgınlar gibi futbol maçı izleyemezsiniz. Bazı şeylerin önemini kavrayın ve buarada kanka ve sevgili farkı ortaya çıkacaktır.

Ortak arkadaş haline getirin

Sevgiliniz ile kankalarınız arasındaki ince çizgiyi kurma aşamasında, her iki tarafında bulunduğu organizasyonlar düzenleyin. Örneğin, arkadaşlarınızla beraber dışarı çıktığınızda kız arkadaşınızı da götürün. Bu, kanka ve sevgili arasındaki bağı kurmakta birebirdir. Kız arkadaşınız, ilişkisi olmayan erkek arkadaşlarınız için fırsat yaratır. Yalnız kızlar, ortamda başka kız varsa, ilişkisi olmayan erkeklerle daha rahat konuşacaktır. Ortamda bir kızın olması ayrıca kızlar arasındaki rekabeti de arttıracaktır.

Kız arkadaşınız bu tip toplanmaları sevecektir çünkü herhangi bir dişi çöp çatan olmaktan kendini alıkoyamaz. Ayrıca sizin arkadaşlarınızla eğlenmekten de mutlu olacaktır çünkü genelde sevgililer, sizin yalnız erkek arkadaşlarınıza kız arkadaş bulmak isteyecektir. Yalnız arkadaşlarınız artık kendilerine bir sevgili edindiklerinde, onlar sevgiliniz için daha az tehditkar olacaktır. Böylece çift çift dışarı çıkabilir ve eğlenebilirsiniz.

Partiler

Partiler düzenlemek, kız arkadaşınız ve yakın arkadaşlarınızı bir araya getirmek için bir başka uygun yoldur. Arkadaşlarınız özellikle bu tip partilere daha fazla ilgi duyar çünkü sevgilinizin ilişkisi olmayan kız arkadaşları da gelecektir.

Kimle olduğunuza dikkat edin

Kankalar ve sevgiliniz arasındaki ince ayarı tutturmanız için bir ip ucu: beraber geçirdiğiniz ‘kaliteli’ süreye dikkat edin. Diğer bir deyişle, en yakın arkadaşlarınızla beraberken, telefonla sevgilinizle fazla uzun konuşmayın. Ya da sevgilinizle beraberken kankalarınızla uzun süre boyunca mesajlaşmayın. Kız arkadaşınız ya da yakın arkadaşınız, ihmal edildiğini anlayınca kıskançlaşabilir ve alınganlaşabilir. Eğer dikkatiniz başka yerdeyse, birisiyle olmanızın bir önemi yoktur.

Kız arkadaşınızı kankalaştırmayın

Sevgiliniz ile yakın arkadaşlarınız arasındaki ince çizgiyi bulmanızda size bazı öneriler sunduk. Bunların arasında onu günlük rutininize katmak da bulunuyor. Ancak bir sorun var…: Ne kadar isteseniz de sevgiliniz, en yakın erkek arkadaşlarınız gibi birisi haline asla gelmez. Spordan nefret ediyorsa, onu her Pazar günü yakın arkadaşlarınızla beraber futbol maçı izlemeye zorlayamazsınız. Yakın arkadaşlarınızda onu her okey gecesine getirmenize bir yerden sonra sinir olmaya başlarlar. Sevgilinizi, arkadaşlarınızın da içinde olduğu aktivitelere ne zaman katacağınıza iyi karar verin.

Mutlu bir çevre

Sevgiliniz ve kankalarınız arası ince çizgiyi tutturmak çok zordur, ancak bu nihai olayı gerçekleştirdiğinizde nirvanaya ulaşabilirsiniz. Buna ulaşmak, kız arkadaşınızı elinizde tutmak ve yakın arkadaşlarınızdan ayrılmamanız için gereklidir. Bazen zamanınız konusunda yaratıcı olmanız gerekebilir, ama olması gerektiğinden biraz önce zaman yönetiminizi yaparsanız, herkes mutlu olur.. siz de dahil olmak üzere!

1 Eylül 2010
Okunma
bosluk

İlk Görüşte Aşkın Sırrı Çözüldü

İlk Görüşte Aşkın Sırrı Çözüldü

ask4 İlk Görüşte Aşkın Sırrı Çözüldü

ABD’de yayımlanan yeni bir kitap bu tip ilişkilerin beş şarta bağlı olduğunu öne sürüyor.

İşte Rom ve Ori Brafman’ın “Click” isimli kitabına göre ilk bakışta aşkın beş evresi:

1- Kırılganlık: Hızlı oluşan bir ilişkinin temelinde karşı tarafın da en az kendiniz kadar kırılgan olduğunu görmek yatıyor. Kişi bir konudaki kusuruna dürüstçe söylediğinde karşı tarafla daha dürüstü bir ilişki kuruluyor.2- Yakınlık: İki insanın ofiste masalarının birbirine yakın olması ya da aynı yerde yaşıyor olmaları onlara konuşacak ve yakınlaştıracak daha çok konu verir. Birisini ister istemez hayatımızda her gün gördüğümüz insanlar arasına girmesi onunla beraber olunma istediğini arttırıyor.

3- Çekim gücü: Kendinize güvenmek ya da güzel hissetmek, diğer tarafın fark edeceği bir çekim gücü oluşturuyor. Bu da karşı tarafla anında iletişim kurmayı kolaylaştırıyor.

4- Benzerlik
: “Zıt kutuplar birbirini çeker” doğru bir varsayım değil. İnsanlar uzun süreli ilişkilerde kendilerine benzeyen kişileri ararlar.

5- Ortam
:  Aynı tarzda sıkıntıları yaşamak ve paylaşmak insanları daha da yakınlaştırıyor.

1 Eylül 2010
Okunma
bosluk
Pages: 1 2 3 Next
Delikanlı Kızların Haber Portalı Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar


mircturk