Soru şu ki neden bütün dünyadaki kadınlar olarak bu problemle mücadele etmek zorundayız? Her türlü programı denediniz ama sonuç olarak bir çözüm bulamadınız mı? Ancak ilk önce sağlığınıza odaklanmalısınız. Bunun sonucunda kilonuz kendi kendine düzene girecektir.

Aslında yediklerinizin ve içtiklerinizin sizin için iyi olmadığını biliyoruz. Bu yiyecekler şeker içeren yiyeceklerdir. Şekerle dolu yiyecekler ve içecekler tüketiyoruz. Sonuç olarak vücudunuz bunu sindirmekte zorlanıyor ve yağ olarak depoluyor. Bunun yanı sıra vücudunuz toksinlerle ne yapacağını bilemediği için bunu yağ olarak depolar ve bize selülit olarak geri döner.
Sağlıksız yiyecekler ve içecekler bir asit tabanı oluştururlar. Ayrıca stresinde asit seviyesini artırdığını biliyoruz. Sonuç olarak vücudunuz asit tabakasından korunmak için onun üzerini yağ ile kaplar.
Asitten korunmak için vücudumuz depoladığı yağların eritilmesine izin vermez. Düzenli olarak egzersiz yapsanız bile, asidin organlarınıza zarar vermemesi açısından vücut bu yağları yakmaz.
Sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersizlerin yaşam tarzınız olmasını sağlayın!
Sağlık ruhen bedenen ve sosyal yönden tam bir iyilik halini tanımlar. Kısacası fiziksel ve ruhsal yönden iyi olmak sağlıklı olmak demektir. Fiziksel olarak sağlıksız bir kişinin ruh sağlığı da bundan etkilenir, yine aynı şekilde ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerin de fiziksel olarak sağlığı etkilenmektedir. KadınMAG yazarı Diyetisyen Aysen Arıcan yazdı…
Sağlıklı olmanın en önemli şartlarından birisi de sağlıklı beslenmedir. Ruh sağlığımızın durumu beslenme ihtiyaçlarımızı, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirebilir. Bu durum çoğu zaman sağlığın bozulmasına yol açar. Örneğin depresyonda olan bir kişinin daha fazla yeme isteği duyduğu ve obesiteye varan kilo artışının gözlendiği birçok araştırmada gösterilmiştir. Yine yetersiz ve dengesiz beslenenlerde B grubu vitaminlerinin eksikliği ve buna bağlı olarak da zihinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir.
Sinirlenince, üzülünce, mutlu olunca, öfkelenince kısaca ruh hali değişikleri yaşadığınızda daha az ya da daha çok yemek yeme eğilimine giriyorsanız ruh sağlığının beslenmeye etkisinin ne denli kuvvetli olduğunu anlarsınız.
Ruh hali değişikliğinde vücutta bulunan adrenalin, noradrenalin gibi bazı hormonlar, bazı vücut kimyasalları artar ya da azalır. Bu durum iştahı kontrol eden mekanizmaları da etkiler.
Ruhsal durumumuz genelde açlık ve tokluk sinyalleri olarak bize işaret verir. En çok da duygusal açlık dışavurumu yemek yeme olan ve mutlaka düzeltilmesi gerekli olan bir durumdur. Bu konuyu açmadan önce neden açız? Neye açız? gibi soruları yanıtlayalım ve çözüm geliştirelim.
2- Neden ve neye açsınız?
Beslenme karın doyurmak değildir. Beslenme vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral ve suyun yeterince alınması demektir. Kısaca bu yazıyı okurken aç olduğunuzu söylemek mümkün. Nasıl mı? Bugün yeterince kalsiyum aldınız mı? Yeterince omega 3 yağlar tükettiniz mi? cevabınız hayır ise karnınız aç olmasa bile siz açsınız.
Açlığı önlemek için;
Açlığın nedenini araştırın: Açlık sosyal, duygusal ya da fiziksel olarak gelişebilir. Üç durumda da kişi fazla yemek ister. Çünkü yemek yemek ağız dolusu beslenmek tokluk uyarısının verilmesine yardımcı olur. Ancak açlık kaynağı ne ise bu yönde bir doyurulma gerçekleşmelidir. Duygusal açıdan aç birisi sevgi ihtiyacını karşılarsa fazla yemesinin önüne geçebilir. Sosyal açıdan aç bir kimse muhtemelen devamlı diyet yaparak kendini herkesten soyutlamış, yedikleri yemeklerden yememiştir. Oysa küçük püf noktalara dikkat ederek herkesin yediği yemeklerden daha lçülü ve dikkatli olmak şartıyla tüketebilir.
Çeşitli beslenin: Her gün aynı tür yiyecekler tüketmekten kaçının. Bugün ıspanak yiyorsanız yarın karnabahar tüketin. Bugün dana eti yediyseniz yarın balık tüketin. Böylece doğada bulunan 50 den fazla besin öğesini çeşitli beslenerek yeterince almış olursunuz.
Küçük ama sık öğünler tüketin: 2-3 saat aralıklarla az ama sık beslenmek başta karnınızın acıkmasını önler. İhtiyacımız olan enerji ve besin öğelerinin az az tüketilmesi metabolizmanın daha iyi çalışmasına olanak verir. Sindirim ve emilim fonksiyonları daha etkin olarak çalışır.
Temel besin gruplarının her birinden her öğünde tüketin: Et grubu, süt grubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu yiyecekler temel besin gruplarını oluşturur. Bir öğünde her besin grubundan en az bir porsiyon tüketmek metabolik açlığı giderir. Kısaca tok kalmanıza yardımcı olur.
Can sıkıntısı- sinirlilik hali-üzüntüler sizi buzdolabının önüne götürüyorsa dikkat edin!
Şişmanlık yani obezite çağımızın önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. 10 yılı aşkın süren meslek yaşamımda deneyimlerime dayanarak şişmanlığın ruhsal ve duygusal kökenli nedenlerle yüzde yüz arttığını söyleyebilirim.
İşinde ve özel hayatında mutlu olan, duygusal ve sosyal doyumu yüksek kişilerin kilo ve benzer psikosomatik sorunları olmadığını gözlemliyorum. Oysa hayatı “mış gibi” yaşayan, mutlu olduğunu zanneden, doyumsuzluklarını yiyerek tatmin etmeye çalışan ve bunun farkında bile olmayan obez insanların sayısı gittikçe artıyor.
Beslenmenin ruhsal boyutu buraya yazmakla bitmez. İnsanlar sevinince, üzülünce, sinirlenince yada hiçbirşey yokken fazla yiyebilir bunu ruh hallerine bağlayabilirler. Önemli olan bunun farkına varmalarını sağlamaktır. Çünkü sağlık bedenen ve ruhen tam bir iyilik halinde olmaktır. Dolayısıyla ruh sağlığının yerinde olması sağlıklı olamk için çok öenmli bir gerekliliktir.
Bu makaleyi okuduktan sonra yapmanızı istediğim bir test var. Aşağıdaki soruları dikkatle okuyun. Obezite ile mücadele etmeye başlamadan alacağınız profesyonel desteği belirlemenizi ve farkındalığınızı artırmanızı amaçlıyoruz.
3- Diyet yönteminizi belirlemek için mini test
1- Şişman mısınız? A) evet B) hayır C)hafif kiloluyum
2- Sinirlenince-sevinince-üzülünce kısaca ruh haliniz değiştiğinde yemek yemeğe yönelir misiniz? A) evet B) hayır C) bazen
3- Sabah iştahınız nasıldır? A) kötü B) iyi C) değişken
4- Kendinizi stres altında, bunalmış, sıkılmış hissediyor musunuz? A)evet B)hayır C) çok nadir
5- Karnınızın doyması ile ilgili olarak….
A) Hiçbir zaman doygunluk hissetmiyorum
B) Az miktar yemekle doyarım
C) Ruh halime göre değişir
Yorum:
A’ lar çoğunluktaysa mutlaka diyetisyen ve psikolog takibinde olmalısınız. Aksi halde birbirini tetikleyen bir süreçle daha çok kilo alır daha çok kilo aldıkça daha çok stres yaşarsınız. Bu sorunlar fark etmezseniz hızla artar ve daha zor çözülür hale gelebilir.
B ‘ler çoğunluktaysa
Her şey yolunda görünüyor, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme ile yaşamınızdaki küçük streslerle ve birkaç kilo fazlalılığınızla kendiniz başa çıkabilirsiniz.
C ‘ler çoğunluktaysa diyetisyen takibinde dengeli beslenme eğitimi alın, sıkılınca ya da nadiren yaşadığınız olumsuz durumlarda nası besleneceğinizi öğrenin. Spor yapmayı ihmal etmeyin, sorunlarınızla kendi kendinize başa çıkamadığınız durumlarda yardım almaktan çekinmeyin.
Diyetisyen Aysen Arıcan

Birçoğumuz ramazan döneminde zayıflayacağını düşünür ancak çoğumuz kilo alırız. Zayıflamayı başaranlar ise sağlıklı doku olan; kas ve kemik kaybedenlerdir.
Ramazan döneminde 10 basit kurala dikkat ederek hem kilo verebilir hem de halsizlik ve mide şikayetleri yaşamadan oruç tutabiliriz.
Yaşam ve estetik koçu Dr. ALP MAMAK ramazanda dikkat edilmesi gereken kuralları değerlendirdi…
Estetik Medikal Hekimi ve Beslenme Danışmanı
Hay Saglık Merkezi
Hurma dekoratif yapraklı bir palmiye ağacının meyvesidir.
Hurmanın İçindekiler : Sodyum, Protitin, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Kükürt, Fosfor, Klor, B1, B2, A ve C vitaminleri.
Yan Tesiri : Fazla yenilirse başağrısı , gözağrısı yapabilir.
Telafisi : Başağrısı ve gözağrısı için bedem içi, hararet yapması için soğutucu gıdalar kavun, karpuz, acur, salatalık. Tüm yan etkilerine karşı, sirke ile yapılış bal şerbeti kullanılabilir.
Hurmanın Faydaları Şöyledir;

* Hurma kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkilidir.
* Yapılan araştırmalara göre hurmanın antiseptik olduğunu, lohusalık yaralarını çabuk iyileştiren ve anne sütünü artırdığı, bebeği beslediği, içindeki potasyumun çocukların büyümesini sağlayan iyi bir besin olduğu belirtilmiştir.
* Diş etlerini kuvvetlendirici etkisi vardır.
* Rahim adelesini kuvvetlendirici etkisinden dolayı doğumu kolaylaştırır. Hurma doğuma 1 hfta kalan yenmeye devam edilirse doğum ağrısız ve çok kolay olur.
* Hurma vücuda kuvvet ve enerji verir. Cinsel gücü artırır.
* Karaciğeri güçlendirir; İçinde bulunan B1 ve B2 vitaminlerinden dolayı karaciğeri güçlendirir. Karaciğer soğuk tatlıları sever. Onun için hurmayı kavun , acur, hıyar gibi soğutucu gıdalar ile yemek daha uygun olur.

* Kansızlığa iyi gelir. İçerisinde demir bulunmaktadır.
* Bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır, kabızlığa iyi gelir. Zehirli atıkları dışarı atar.
* Hurmada bol miktarda A vitamini olduğu için , göze kuvvet verir, görme gücünü artırır.

Gözü ağrıyan Hz. Ali Efendimize Resûlûllah (s.a.v.) Efendimiz (bir müddet) hurma yemesini yasaklamıştır.(Ağrı esnasında ağrıyı arttırıcı olduğundan).
Bol lifli olduğu için hazmı kolaylaştırır.
Damar sertliği ve kolestrolü azaltmada etkisi vardır.
Vücuttaki şeker oranını ayarlayan tek meyve hurmadır.

Hurma asabilik, sinir bozukluğu ve strese iyi gelir.
Hurma suyu ile saçlar ıslatılıp taransa, jöle gibi alkol taşımaz, jöle gibi tutkal değildir, fakat saçları istenilen yere yatırır. Jöle gibi saçları dökmez. Aksine saçları besler, dökülmesini önler.
Hurma cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok etmede faydası vardır.
Hurmanın kansere karşı koruyucu etkiside bulunmaktadır.
Hurma yemek ağız içi yaraların iyileşmesinde faydalıdır.
Kuru hurmanın kalori değeri daha fazladır.
Protein, yağ ve karbonhidrat ( üçü birarada ) içeren tek meyvedir.
Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığını gidermekte faydası vardır.
Mideyi kuvvetlendirici etkisi vardır.
Hurma çekirdeğinden öğütülmüş bir fincan hurma kahvesi zihin açıcı ve dinlendiricidir.
Hurma kahvesi için hurma çekirdekleri kavrulup öğütülür. Afiyetle içilir.
Hurmada kalsiyum olduğu için kemiklerin gelişmesinde faydalı bir meyvedir.
Hurma ezmesi zeytinyağı ile krem yapılıp , yara, bere ve iltahaplara bağlanır.

Hurma ülkemizde genelde Ramazan aylarında oldukça çok tüketilen bir gıdadır. Oruçu iftar ederken hurma ile iftar edilirki, vucudu beslesin.
Hurmanın yaprağı, suyu, sakızı , çekirdeği, meyvesi hepsi faydalıdır.

İngiltere’de bilim adamları, yemekten önce meyvenin daha az yemeye yardımcı olup olmadığını ve zayıflamak için meyvenin hangi şekilde yenmesi gerektiğine yanıt aradı.
Araştırmaya, rejim yapmayan ve sağlıklı üniversite öğrencileri katıldı. Gençlere, 5 hafta boyunca kahvaltıdan 3 saat sonraki öğle yemeğinden 15 dakika önce kabuğu soyulmuş elma, elma kompostosu ya da posalı ya da posasız elma suyu verildi.
Elma yiyenlerin, özellikle elma suyu içenlerden daha az yemek yediği görüldü.
Araştırmaya imza atan bilim adamları, yemekten biraz önce meyve yemenin tokluk seviyesini ve kalori tüketimini etkileyebileceğini belirtti.
Fransız “Le Point” dergisinin internet sitesinde yayımlanan makalede, meyvenin tokluk hissi yaratma konusunda salata ya da çorba kadar etkili olabileceği vurgulandı.

Cilt sorunları zaman zaman ya da sürekli olarak kimilerimiz için yüzünde olan şeylerdir. Ciltlerdeki siyah noktalar lekeler çiller yağlanmalar kurumalar ve benzeri sorunlarla karşılaşırız. Çoğu zaman kremlere ve dışarıdan aldığımız haplara köpüklere güvenerek uygulamalar yaparız. Sonuç alamayız alırız ya da daha da kötü durumlarla birebir hale geliriz.
O zaman doğadan yardım almalı. Bizler neyin neye yararlı olduğunu biraz da doğadan yiyeceklerden elde ederek bilgi alarak fark etmeliyiz.
Aknelere sahip ciltler için tüketilmesi gerekenler: Kırmızı ve turuncu renklerdeki meyveleri tüketmeliyiz. Bunlar A vitamini eksikliğini gidereceklerdir ve bu sayede de aknelerinizden kurtulursunuz zamanla. Vitamin ciltteki gerekli boşlukları doldurup gerekli olanları da onaracaktır.
Ciltte kuruluk için tüketilmesi gerekenler: Avakado ve kiviye yönelmeli bu sorunlarda. Ciltteki kuruluk susuz kalmak demektir. Bu meyveler ciltteki su seviyesini arttıracaklardır. Su içmek de bu anlamda bir çözümdür. Bolca su içerek de cilt kuruluğundan kurtulabiliriz.
Mat ciltler için tüketilmesi gerekenler: Yeşil ve turuncu renkteki meyvelere sebzelere doğru yönelmeliler. Bu vitaminlerin dengelenmesini sağlar parlaklık ve canlılık verir.
Tıkalı gözenekler için tüketilmesi gerekenler: Çilek yemek büyük yarar sağlayacaktır. Gözenekleri açacaktır. Ve nefes almasını cildin daha da hayata kazanmasını sağlayacaktır.
Cilt kırışıklıkları için tüketilmesi gerekenler: Başta C ve A vitamini olmak üzere tüm vitaminlerden alınmaya çalışılmalıdır. Cilt tüm vitaminleri depoladıktan sonra kendisini rahat hisseder.
Tüm eksikliklerini giderir ve birden canlanmaya başlar. Parlaklık kazanmaya başlar. Kendini bırakan ve gerekli vitaminleri alamadığı için kırışan bölgeleri yeniden kazanmaya başlar. C vitaminin koruyuculuğu ve A vitaminin de onarıcılığı ile ciltteki sorunlar kapanmaya başlar. Kırışıklıklardan korunmuş ve gidermiş olurken daha da güzel bir cilt için aslında temeller atmış olursunuz.

Bin bir güçlükle dünyaya getirdiğiniz yavrularınıza her şeyin en iyisini ve en yararlısını vermek için uğraşırsınız. Hatta anneler bazen dedektif gibi bir bilim adamı edasıyla sürekli araştırırlar. Son yılların gözde yiyeceklerinin başında da hiç şüphesiz bıldırcın yumurtası gelmekte. Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nedim Samancı, bıldırcın yumurtasının faydalarını anlatıyor.
Eskiden bıldırcın yumurtası çok daha fazla önerilirdi. Ancak içindeki yüksek östrojen hormonundan dolayı artık bu haftada bir defaya indirildi. Çünkü bu yeterli oluyor. Haftada bir kez ve pişirilerek verilmesini tavsiye edilmektedir. Bir tavuk yumurtasının 5′de biri küçüklüğünde olan bıldırcın yumurtası fosfor ve protein açısından çok zengindir. Normal yumurtadan 5 kat fazla fosfor, 8 kat daha fazla protein var. Hatta içinde B1 ve B2 vitaminleri de yüksek oranda mevcuttur.
Ancak içerdiği östrojen hormonu nedeniyle sadece haftada bir kez yedirilmesi gerekmektedir. Diğer yumurtalardan daha fazla, proteinlerin yapı taşı olan aminoasit içeren bıldırcın yumurtası, özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmekte. Pişirilme tekniğine de dikkat edilerek, fazlaya kaçmadan çocuklarınıza bıldırcın yumurtası vermemizde hiçbir sakınca yoktur.
Hayvansal proteinlerin, verdikleri yüksek enerjinin yanı sıra çocuklardaki bedensel gelişimin sağlıklı olarak gerçekleşmesine de yardımcı olmaktadır.
Bıldırcın yumurtası çocukların bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan bir protein deposudur. Katı pişirilerek çocuklara belli bir düzen içinde verilmelidir. Çiğ yumurta yemek, normal yumurtada dahi büyük bir tehlikedir. Çiğ yumurtada bakteriler olabilir. Salmonella denilen tifoya neden olan bakteri, en çok çiğ süt ürünlerinde bulunur. Hatta bu bakteri çiğ yumurtanın kabuğundan bile içeri girebilir. Hatta geçen yıl kuş gribinde mutlaka yumurtaları sıcak suyla yıkayarak ve çok kaynatarak yiyin diye önerilerde bulunuyordu. Bu nedenle ne bıldırcın, ne de normal yumurtanın çiğ olarak yenilmesini doğru değildir.