Dershanelere yaklaşık olarak 1.2 milyon öğrencinin devam ettiği bildirildi.
Özel Dershaneler Birliği (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, ekonomik sıkıntıları dikkate alarak son üç yıldır dershane ücretlerine zam yapmadıklarını, ancak, bu yıl yüzde 10 oranında artışa gitmek zorunda kaldıklarını belirterek, “2010-2011 eğitim öğretim yılında liseye ve üniversiteye giriş sınavları için bir öğrencinin ortalama dershane ücreti 2 bin lira oldu” dedi.
Köprülü, Özel Dershaneler Birliği olarak fiyatlar konusunda herhangi bir yaptırımlarının olmadığını, her dershanenin kendi ücretini belirlediğini, bu anlamda ortalama ücret 2 bin lira olmakla birlikte, 10 bin liraya öğrenci kaydeden dershanelerin de bulunduğunu söyledi.
‘Aynı olması beklenemez’
Dershane ücretinde, sınıfta okuyacak öğrenci sayısı ve yıllık ortalama ders sayısının belirleyici unsur olduğuna dikkati çeken Köprülü, “10 kişilik sınıflarda eğitim veren dershane ile 50-60 hatta daha fazla sayıda öğrenciye aynı anda eğitim veren dershanenin ücretinin aynı olması elbette beklenemez” dedi.
Köprülü, velilerin bu yıl uyguladıkları ve cüzi bir miktar olduğunu vurguladığı zamları anlayışla karşılayacaklarını ümit ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:
“2010-2011 eğitim öğretim yılında liseye ve üniversiteye giriş sınavları için bir öğrencinin ortalama dershane ücreti 2 bin lira oldu. Eğitimde arz talep dengesi arasındaki uçurum devam ettiği sürece dershane sektörü her zaman geçerliliğini koruyacak. Yılda toplamda 1,6 milyar dolar gibi ciro yapan dershaneler, bunun yanında en az 100 bin kişiye de istihdam sağlıyor.
‘Sosyal bir görev’
Köprülü, dershanelerin başarılı öğrencilere de burs sağladığını, on binlerce öğrencinin bu sayede hiçbir ücret ödemeden dershanelerden faydalanabildiğini belirterek, “Bu açıdan da bakıldığında dershanelerin aynı zamanda sosyal bir görev de üstlendiği görülüyor. Bu önemli işleve rağmen dershanelerin zaman zaman acımasızca eleştirilmesi bizi üzüyor. Cirolarımız, elde ettiğimiz kar abartılıyor.”
Köprülü, Türkiye genelinde ilk ve orta öğretimde yaklaşık 15 milyon öğrenci bulunduğunu, yine yaklaşık olarak 1.2 milyon öğrencinin dershanelerden faydalandığını sözlerine ekledi.
AKP’nin akıl hocası televizyona çıkıp, “Apo paşa olsun” diyor, siz hâlâ “Generallerin tutuklanması normal mi?” diye soruyorsunuz… Âlemsiniz yani!

O mevzuyu yazarız elbet…
Şu ÖSYM’yi aradan çıkaralım hele.
*
Sınav yaptılar, sorular yanlış çıktı. Üniversitelerin taban puanlarını açıkladılar, taban puanlar yanlış… Kılavuz yayınladılar, kılavuz şinanay… Başarı sırası yaptılar, sıralama yanlış.
*
Bakın…
*
Türkiye’de her sene 62 milyar adet milli piyango bileti satılıyor. 62 milyar adet… İster Bursa’dan al, ister Van’dan, ister Giresun’dan… Bugüne kadar bir kez olsun, bir kez bile, mükerrer bilet basıldığını, yanlış sonuç açıklandığını, karışıklık filan olduğunu gördünüz mü?
*
Göremezsiniz… O nedenle, eğitim bakanı “Nimet Hanım”ı memleketin yüzde 80’i tanımaz ama, “Nimet Abla” dedin mi, herkes bilir!
*
Sayısal loto türevi oyunlar için, her sene, sıkı durun, 1 milyar 680 bin kolon oynanıyor. İster Diyarbakır’da, ister Samsun’da, ister Erzurum’da, istediğin bayiye git, makineye bak, kaç kişi oynamış, ikramiye kaç liraya ulaşmış, saniye saniye görürsün, neticeleri de canlı yayında görürsün… Bugüne kadar bir kez olsun, kolonlara eksik rakam yazıldığını, bilgisayarın aynı kolona mükerrer rakam yazdığını, hatalı hesaplama yapıldığını duydunuz mu?
*
Her gün at yarışı var; tatil, bayram yok, aralıksız, 365 gün… Yani, bir anlamda, her gün sınav yapılıyor… Soru kitapçıkları, memleketin dört bir köşesinde satılıyor. Alıyorsun ganyan kılavuzunu, dersini çalışıyorsun, tercihlerini işaretliyorsun. Milyonlarca cevap, milyarlarca kupon sel gibi akıyor merkeze… Fotofiniş’ler milimetrik olarak belgeleniyor.
*
Hiç yaşanıyor mu, “benimki öndeydi de, geride gösterdiler, yatırdığım tercihi yanlış yazdılar, ödememi eksik yaptılar” şikâyeti filan? Yaşanmaz… Sıfır hata.
*
Çünkü… Çocuklarımızı emanet ettiğimiz ÖSYM Başkanı’na, 365 gün çalıştırıp, sadece 375 lira maaş ödenirken; pazar günkü Başbakanlık Kupası’nı kazanan jokeye, sadece 2 dakikalık koşu neticesinde, 52 bin lira ödendi!
*
Çünkü… Çocuklarımızın “beygir” kadar değeri yok bu ülkede.
*
O nedenle, vay efendim, “sınavdan sınava koşan yarış atına çevirdiler çocuklarımızı” klişesini yıkmanın zamanıdır… Yemini biz veririz; çocuklarımıza beygir kadar değer versinler, razıyız. ![]()
Yılmaz ÖZDİL
Hürriyet!
Merhaba sevgili ziyaretçiler ben bu sitenin yöneticisiyim ismim Burcu. Bundan sonra internette ilgimi çeken haberleri ve bilgileri elimden geldiğince sizlerle paylaşacağım. Öncelikle bu sitenin yapılmasında emeği geçen Dinamik Web Tasarım çalışanları Uğur EREN, Emre ÇOLAK ve Barış DOVAN‘a teşekkürlerimi gönderiyorum. Benim için çok güzel bir site yapmışlar. Bende emeklerine lâyik olup bu siteyi çok güzel yerlere taşıyacağım. İlginiz için sizlerede teşekkür ederim.