Brooke Shields, bakireliğini 22 yaşında kaybettiği için pişman olduğunu söyledi. Güzel yıldız niçin sorusuna yanıt verirken diğer pişmanlıklarını da sıraladı; “Her zaman bekaretimi çok daha erken kaybedeceğimi düşünmüştüm ancak 22 yaşında kaybettim. Çevre baskısı ve bulunduğum ortam bu sonuca götürdü diyebilirim. 22 yaşından daha önce seks yapmama nedenim, fazla kilolu olduğumu düşünmem ve kendime güvenimin olmamasıydı.
2002 yılı Survivor yarışması finalisti Selim Sabah, yarışmada tanışıp evlendiği Yunan eşi Nadya’dan ayrılma kararı aldı. Sabah’ın Survivor Merve’ye gönlünü kaptırdığı ortaya çıktı.
“Survivor Türkiye-Yunanistan” finalisti olarak tanınan Selim Sabah, yarışma sırasında tanışıp evlendiği Nadya’dan boşanıyor.
Afyonkarahisar´da bir termal otelde sahneye çıkan Nadide Sultan kilo verdiğini belirterek, “Hanımlar beğeniyor ama erkekler beni sevmiyor. Öyledir ya, Türk erkeği biraz etli butlu hanımları sever” dedi.
Oruçoğlu Termal Otel’deki konseri sırasında, kilo verdiğini ve bu durumdan memnun olduğunu belirten Nadide Sultan, “Hanımlar beğeniyor ama erkekler beni sevmiyor. Öyledir ya, Türk erkeği biraz etli butlu hanımları sever. Derler ya hanımlar, hanımlara güzel görünmek isterler, öyle bir durum vardır” diye konuştu. Yeşil, uzun ve derin göğüs dekolteli kıyafetiyle dikkat çeken Nadide Sultan, kendi albümlerindeki şarkıların yanı sıra popüler şarkıları da seslendirdi. Nadide Sultan, Seyhan Turan adlı bir izleyicisinin de doğum gününü kutladı.
‘Kavşak’ filminin galasına katılan Cem Yılmaz’ın Porsche Design imzalı ayakkabıları ilgi odağı oldu. Türkiye’de sadece 4 noktada satılan ayakkabılardan her yıl sadece 32 adet geliyor. Yılmaz’ın ayağındaki mavi çizgili model ise bulunmuyor. Yılmaz’ın spor ayakkabılarının fiyatı 685 TL’den başlıyor.



Bergüzar Korel, eşi Halit Ergenç ve minik oğlu Ali’yle ilişkisini InStyle dergisinin ekim sayısına anlattı. Ünlü oyuncu, eşi ve oğlunun kendisine olan ilgilerini “Evde herkes bana aşık” diyerek özetledi.
“BİNBİR Gece”nin ardından “Bitmeyen Şarkı” dizisinde rol alan Bergüzar Korel, InStyle dergisinin ekim sayısı için Pera Palas Oteli’nde objektif karşısına geçti. Yeni dizisi için eşi Halit Ergenç ve yedi aylık oğlu Ali’yle birlikte İzmir-Çeşme’ye taşınan ünlü oyuncu, dergiye hakkında merak edilenleri de anlattı. Hamileliğinde ilk ayların çok zor geçtiğini söyleyen Korel, “Düğünden önce bebeğimiz olacağını biliyorduk. Tam düğün hazırlıkları yaparken bu haberi almak çok keyifliydi. Ama hamilelikte ilk günler oldukça stresli geçti. Fiziksel olarak dinlenmem gerekti. Düğünden sonra her şey yoluna girdi. Gerçekten hem hamilelikte hem ilişkimde bir ‘honeymoon’ (balayı) dönemi başladı. Bu dönemde Halit’le birbirimize bir kez daha aşık olduk” dedi.
Ünlü oyuncu, röportajında hamilelik sürecinden de bahsetti: “O dönem Halit’le birbirimize doymaya çalıştık. Geçirdiğimiz zor zamanların acısını çıkardık. Bir gün evde otururken ‘Ben çok sıkıldım’ dedim, atlayıp Paris’e gitmek gibi bir delilik yaptık. Bir gün geldi, sabah 9’dan akşam 9’a kadar hiç üzerimizi değiştirmeden ve yerimizden kalkmadan sadece yemek yedik, TV seyrettik. Tudors, Lost gibi dizilerin tüm sezonlarını bitirdik. Halit bizim bu durumumuza ‘Les Malaks’ (Malaklar) diyordu. Kısaca hep özlediğimiz ama çalışmaktan yapamadığımız her şeyi yaptık.”
İLK DEFA BİRİNE İHTİYAÇ DUYUYORUM
Halit Ergenç’e olan sevgisini “Ben birine çok zor ihtiyaç duyarım. Hayatım boyunca hep kendi başımaydım. Ama ilk defa biri yanımda olmadığı zaman ona ihtiyaç duyuyorum. Bir karar verirken ona danışmak istiyorum. Benim için yeri çok farklı” sözleriyle dile getiren Bergüzar Korel, minik Ali’nin ona hissettirdikleri içinse şunları söyledi: “Evde herkes bana aşık. Ve bu harika bir his! Ali’nin bana bakarken gözlerindeki ışıltıya bayılıyorum. Her sabah, ‘Acaba bugün neler olacak?’ diye kalkıyorum yataktan.”

İÇİMDE ŞEHRAZAT KALMADI
“Binbir Gece”de Şehrazat’ı canlandıran Bergüzar Korel, o karakteri unutturmak için “Bitmeyen Şarkı” dizisinde pavyon şarkıcısı rolünü üstlendiğini söyledi: “Hep ‘Ben Şehrazat değilim. Başka bir karakteri canlandırmak için kendimde yeterli gücü buluyorum. Sadece insanların bana izin vermesi gerekiyor’ diyordum. Bir bar şarkıcısını canlandırmayı da Şehrazat’la olabilecek en zıt karakter olduğu için kabul ettim. Çünkü benim içimde Şehrazat kalmadı.”
Ayrıldılar, ayrılıyorlar derken sonunda gerçek oldu. Beyaz ile Tanem Sivar ilişkilerini noktaladı. Sebep ise…
- Yeni sezona başlamadan önce ‘Beyaz Show’un ekibini değiştirdiğine ilişkin aldığım bilginin doğru olup olmadığını öğrenmek için Beyazıt Öztürk’ü aradım. Aldığım yanıt: “Sistemimize kayıtlı böyle bir telefon numarası bulunmamaktadır” oldu.
- BEYAZ’LA ilgili önceki tecrübelerimden biliyorum ki bunun anlamı şu: Beyaz, cep telefonu numarasını değiştirdiği zaman bilin ki, özel hayatında yeni bir sayfa açtı. Yani ‘aşk defterini’ kapatıp, başka diyarlara kaçtı.
- ANCAK son sevgilisi, herkesin “Kesin evlenecekler” dediği Tanem’di… Kısa bir araştırma yapınca anladım ki, yanılmamışım. Meğer Beyazıt Öztürk’le Tanem Sivar’ın aşkı 20 gün önce bitmiş.
- ASLINDA kaynağım ‘çok sağlam’dı, ama bilginin doğru olup olmadığını sormak ve nedenini öğrenmek için Beyaz’a ulaşmam şarttı. Yeni numarasını buldum ve bir mesaj attım Beyazıt’a. Çok geçmeden aradı Beyaz ve “Duyduğun doğru, evet, ayrıldık” dedi…
- SEBEBİNİ sorunca da şunları söyledi: “Arkadaşken daha keyifliydi ilişkimiz. Her iyi arkadaşlıktan keyifli bir aşk çıkmıyor demek ki! Tanem’le arkadaşken çok daha iyi anlaşıyorduk. Ancak aynı şeyi ilişkimizde de sürdürmeyi başaramadık. O arkadaşlığın bozulmaması için gönül ilişkimizi bitirmeye karar verdik.”
Videoyu izlemek için tıklayın.

İki güzel spor spikerini karşılaştıran Kurnaz, Burcu Esmersoy out Dilara Gönder in dedi…
İşte Ramazan Kurnaz’ın o tartışmalı yazısı:
Bana göre artık Burcu düşüşte, Dilara ise çıkışta. Fikrime katılmayanlar olacaktır elbet, kendime göre nedenlerimi sıralayayım:
Burcu aslında spor medyasında erkek hegamonyasını kıran isimlerin başında geliyor. Ne yazık ki yoğun ilgiden olsa gerek fazlasıyla özel hayatını deşifre etti. Kendisi bu şekilde daha çok adından söz ettirebileceğini sandı sanırım. Röportajlarda ‘özel hayatı’na ilişkin sorulara iddialı yanıtlar verdi. Artık Burcu’nun sunduğu spor haberlerini izlerken kafamın bir tarafından ister istemez bu kelimeler geçiyor. Bunu maalesef o sağladı…
Kendisi farkında mı bilmiyorum ama ekrana da özensiz çıkmaya başladı. Burcu son 6 aylık bantlarını alıp bir izlemeli ve yeni projelere kafa yorarak çıkış aramalı. Zira ekran elektriği yavaş yavaş sönüyor.
Ve bir süredir gözüme çarpan bir isim: Dilara Gönder…
TRT ve Lig TV’den beri takip ediyorum. Bu kanallardaki format gereği sivrilme şansı olmadı. Ancak NTV Spor’un keşfi ile kendisini buldu. Ekrana yakışıyor, hepsinden önemlisi özenli davranıyor. İyi giyiniyor, sunduğu haberlere hakimiyeti dikkat çekiyor. NTV Spor’da Burcu Esmersoy’dan yeni olduğu için bıkmış gibi değil, yeni işe başlayan bir ‘profesyonel stajyer’ havası hissettiriyor…
Dilara Gönder aynı ciddiyetle devam eder ve Burcu’nun hatalarına düşmez ise onu uzun süre değişik şekillerde ekranlarda görme imkanımız olacak. Ama dediğim gibi; “Yerim iyi, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demez ve kendisini sürekli yenilerse…

Askerlik görevi nedeniyle “Komedi Dükkanı”nın kepenklerini indiren Tolga Çevik, dükkanını yeniden açıyor. Program çok yakında Star TV’de başlayacak. Çevik moral askeri olarak birliklerde gösteri yapmış. Erkeklerin askerlik anıları bir türlü bitmez ama Çevik röportajda hiçbirini paylaşmıyor, programda da 15 aylık askerlik macerasıyla ilgili bir skeç yapmayacağını söylüyor: “Askerlik görevi sırasında büyük acılar yaşamış insanlar var. Hassas bir konu hakkında bir komedi programında skeç hazırlamak istemiyorum.”Tolga Çevik çok mütevazı, çok efendi. Hani şu iyi aile çocuğu dediklerinden. En çok kullandığı kelime “Estağfurullah”.
Askerde ne anılar birikmiştir sizde. Hikayelerinizle ailenizi bezdirdiniz mi?Askerliği uzun dönem yapıp bir de benim gibi çok yer gezdiniz mi anı sayısı artıyor. Bavullarca malzemeyle döndüm ben askerden. Ailem ve arkadaşlarımı yıldırmış olabilirim ama önce onlar başlattı! Nasıl geçtiğini sordular.
Çocuklarınızın yaşları çok küçük. Siz 15 ay sonra eve dönünce oğlunuz ve kızınız “Aaa aslında bir babamız varmış” durumu yaşadılar mı?Hayır. Çünkü kendi birliğimde olduğum günlerde neredeyse her hafta beni ziyaret ettiler. Oyun oynadığımı biliyorlardı ama annelerine “Niye hâlâ gelmiyor?” diye beni sorup durmuşlar. Benim orduyla turneye çıktığımı sanmışlar. Şimdi “Komedi Dükkanı”nın tekrar başlayacağını öğrendiler. Onlar da sahneye çıkmak istiyor. Oğlan 2,5 yaşındayken 20 dakika oynamıştı. Şimdi kızı da oynatacağım. Yoksa kıskançlıktan olay çıkar evde.
Neden yeni bir formatla değil de tekrar “Komedi Dükkanı” ile geri döndünüz?“Komedi Dükkanı” bitmemişti, sadece askerlikten ötürü ara vermiştik. Düşündüğüm yeni bir format da var. Askerde buldum ama sağlamasını yapmam lazım kafamda. Çünkü “Komedi Dükkanı”nın ilk bölümlerini izleyenler “Yahu bu adam ne yapıyor” demişti, alışıldık değildi. Yeni format “Ne yapıyor bu adam?” sorusunu daha fazla sorduracak cinsten.
Değişiklikler olacak mı programda?Ufak tefek. Programın ana hattı aynı. Süslemeler de yapacağım tabii. Birkaç sürprizim olacak. “Komedi Dükkanı” üçüncü sezonunda. Bu büyük ihtimalle final sezonu olacak. Dükkan kapanacak.
“Çalışma manyağı oldum. Dangalaklık yapıp, çocuklarla az zaman geçiriyorum ne yazık ki”
Niye? Biz alışmıştık sezonlar boyu süren programlara, hikayenin sakız gibi uzamasına!Biz o hataya düşmek istemiyoruz. Tutan bir şeyi 20 yıl götürmeyi doğru bulmuyorum. Tam tadında, en güzel yerinde noktayı koyacağız. Hem bitsin ki yeni projelere başlayabilelim.
Kendinizle ince ince dalga geçiyorsunuz “Komedi Dükkanı”nda. Günlük hayatta da kendinizle, eşinizle, dostunuzla alay eder misiniz?Kibarlık ediyorsunuz. Bayağı kalın kalın dalga geçiyorum kendimle ben programda. Günlük hayatta da karım benimle, ben onunla dalga geçerim sürekli. Komedi yaparken insan önce kendi açığını bulup kendini vurmalı diye düşünüyorum.
“Komedi Dükkanı”nın bir senaryosu yok, tamamı doğaçlama çekiliyor. Siz ve ekibiniz ne kadar eğleniyorsunuz çekimlerde?Çok. Yazılı bir şey olmadığı için herkes heyecanla ne olacağını bekliyor. Ben dahil! Ne kadar eğlenceliyse o kadar da zihin yorucu. Anında cevap vermeli, seyirci memnun kalmalı… 2 saat 10 dakika boyunca çok terliyorum sahnede. Heyecanı müthiş buna rağmen. Bu tadı aldıktan sonra gidip de ezberlediğim bir skeçte rol almak istemem.
Mülayim, sakin ve iyi bir aile babası imajınız var. Sizin çevrenizdekileri deli eden kötü bir huyunuz yok mu?Son birkaç senede çalışma manyağı oldum. Boş günüm olsa bile “Haydi o güne senaryo yazımı koyalım” diyebiliyorum. Halbuki o gün çocuklarımla zaman geçirebilirim. Dangalaklık yapıyorum işte. Bir de erken kalkarım. Ben kalkınca herkes kalksın isterim. Bu huyumdan nefret ederler. 3’e kadar oturturum sonra da sabah 8’de dikilirim. Alın işte size kötü huylarım!
“En çok buzdolabını özledim”Askerdeyken en çok neyi özlediniz? Aile dışında bir şey söyleyin ama…Askerdeki arkadaşlarımdan büyük kısmı halıya basmayı özlüyordu. Ben buzdolabını çok özledim. Askerde önünüze ne koyarlarsa yiyorsunuz. Seçim yapma şansınız yok. Ben evimdeki buzdolabını açtığımın, oradaki yemek ve içeceklerden seçim yaptığımın hayalini kuruyordum.
“Komedi filmi yazıyorum. Ama gülmekten altınıza yapmayacaksınız”- Sahneye çıkmak için ölüyorum şu an. Seyirciyle karşı karşıya gelmeyi çok özledim. Dört gözle ilk oyun gününü bekliyorum.-Kendi filmimizi yazıyoruz arkadaşlarımla. 2011 Şubat’ına yetiştirebilmeyi umuyoruz. Komedi filmi olacak ama gülmekten ölüp altınıza yapacağınız bir komedi olmayacak. Çok içime sinen bir rolle karşınıza çıkacağım.-Askerdeyken “Artık ben burada yaşacağım herhalde. Dönemeyeceğim eve” diye düşünüyordum. Her şeyi kaçırıyorum gibi geliyordu. Eve döndükten sonra kaçırdığım tüm filmlerin DVD’lerini alıp izledim.-Evdeki huzur işe de etki ediyor. Benim için aile işten önce gelir. Karım bana çok ciddi destektir. Bir proje üretirim, ona anlatırım. Bana öyle bir yorum yapar ki hayatımın en yanlış projesi olduğunu gösterir. Vazgeçerim anında. Fikrine çok güvenirim eşimin.
“Allah bize ‘Alıştığınız yerden şaşmayın’ dedi”“İyi para kazanmaya başladığım dönemde ailemle Anadolu yakasından Avrupa yakasına taşındık. Neredeyse sosyetik bir hayata geçiyorduk. Bir gece hırsız gelip bizim evi soydu. Ben fark ettim hırsızı ve aileme zarar vermemesi için dualar etmeye başladım. Şükür ki zarar vermedi. Allah bize bir mesaj yolladı bence. ‘Siz alıştığınız yerden şaşmayın’ dedi. Biz de tekrar pılımızı pırtımızı toplayıp Anadolu yakasına, eski hayatımıza geri döndük.”

Allianoi Antik Kaplıca Merkezi konusunda polemik yaşadığı popstar Tarkan’a yönelik “herşeye burnunu sokmasın…gündemde kalmak için böyle numaralar çekiyor…ben de baraj yapmayı bırakıp şarkı söylemeye kalkarsam işler çok değişir” sözleriyle gündeme gelen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Aydın’daki ziyaretinde gazetecilerin Tarkan’la ilgili sorusuna, “Ben Tarkan’a herhangi bir şekilde hakaret etmedim. Hatta taktir ettiğimi ifade ettim. Sadece şunu söyledim, bakın kimse polemik haline getirmesin. ‘Sayın Tarkan keşke bizden bazı bilgileri alıp o şekilde açıklama yapsaydı’ dedim” yanıtını verdi.
Referandum çalışmaları kapsamında Aydın’a gelen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Bakan Eroğlu’nun Bergama’daki Yortanlı Barajı’nın suları altında kalacak Aliianoi Antik Kaplıca Merkezi konusunda Tarkan’la yaşadığı polemik damgasını vurdu.
SAYIN TARKAN
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in kendisine yönelik, “Eğer Tarkan referandumda evet oyu kullanacağını açıklasaydı aynı tepkiyi verir miydiniz” şeklindeki sorusunun hatırlatılması üzerine Bakan Eroğlu, “Ben sanatçıları o sanatçı bu sanatçı diye ayırmam. Beni dikkatli dinleyin. Ben Tarkan’a herhangi bir şekilde hakaret etmedim. Hatta taktir ettiğimi ifade ettim. Sadece şunu söyledim, bakın kimse polemik haline getirmesin. Sayın Tarkan keşke bizden bazı bilgileri alıp o şekilde açıklama yapsaydı. Daha isabetli olurdu. Ben sadece bunu söyledim. Bundan daha doğru bir şey olabilir mi? Biz kendisine yanlış bir şey söylemedik. Kendisini sevdiğimi söyledim. Ama bizden Bergama’daki Paşa Yaylası Ilıca Kaplıcası hakkından yeteri bilgi almadan beyanat vermesinin yanlış olduğunu ifade ettim. Tarkan bizden bilgi isterse her türlü bilgiyi vermeye hazırız. Ondan sonra görüşünü açıklasın. Ama tek taraflı görüşünü açıklamasının yanlış olduğunu söyledim. Bütün konu bundan ibarettir” diye konuştu.
“HEM PARA VERİYORUZ, HEM HEDEF TAHTASI OLUYORUZ”
CHP’li Sevigen’in “Bakan Eroğlu’nun Bergama’daki kaplıcadan haberi yok” sözlerine de yanıt veren Bakan Eroğlu, “Ben de Paşa Yaylası Ilıca Kaplıcası hakkında bilgi eksikliği yok. O kaplıca hakkında en iyi bilgiye sahip olan kişilerden biriyim. Tarihçesini araştırdım. Orada ne zaman ne yapıldığını biliyorum. Devlet Su İşleri’nden sonra orda kazıların yapılması için kazı başkanlığına maddi destekler verdik. Biz bunu orda bulunan tarihi eserlere saygımızdan verdik. Orada bulunan dere yatağı tarihi eserleri tamamen kapanmıştı. Kazı esnasında orayı biz açtırdık. Tarihi eserleri biz kurtardık. Oradan çıkan önemli eserlerden peri kızını müzeye gönderen biziz. Şu anda Bergama Müzesi’nde. Ben şunu anlamıyorum; hem kurum olarak parayı biz veriyoruz, hem biz koruyoruz, tarihi eserleri meydana çıkarmak için biz gayret gösteriyoruz, ondan sonra bir de hedef tahtası haline geliyoruz. Siz de benim yerimde olsanız aynı tepkiyi gösterirsiniz” dedi.
Allianoi Antik Kaplıca Merkezi konusunda polemik yaşadığı popstar Tarkan’a yönelik “herşeye burnunu sokmasın…gündemde kalmak için böyle numaralar çekiyor…ben de baraj yapmayı bırakıp şarkı söylemeye kalkarsam işler çok değişir” sözleriyle gündeme gelen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Aydın’daki ziyaretinde gazetecilerin Tarkan’la ilgili sorusuna, “Ben Tarkan’a herhangi bir şekilde hakaret etmedim. Hatta taktir ettiğimi ifade ettim. Sadece şunu söyledim, bakın kimse polemik haline getirmesin. ‘Sayın Tarkan keşke bizden bazı bilgileri alıp o şekilde açıklama yapsaydı’ dedim” yanıtını verdi.
Referandum çalışmaları kapsamında Aydın’a gelen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Bakan Eroğlu’nun Bergama’daki Yortanlı Barajı’nın suları altında kalacak Aliianoi Antik Kaplıca Merkezi konusunda Tarkan’la yaşadığı polemik damgasını vurdu.
SAYIN TARKAN
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in kendisine yönelik, “Eğer Tarkan referandumda evet oyu kullanacağını açıklasaydı aynı tepkiyi verir miydiniz” şeklindeki sorusunun hatırlatılması üzerine Bakan Eroğlu, “Ben sanatçıları o sanatçı bu sanatçı diye ayırmam. Beni dikkatli dinleyin. Ben Tarkan’a herhangi bir şekilde hakaret etmedim. Hatta taktir ettiğimi ifade ettim. Sadece şunu söyledim, bakın kimse polemik haline getirmesin. Sayın Tarkan keşke bizden bazı bilgileri alıp o şekilde açıklama yapsaydı. Daha isabetli olurdu. Ben sadece bunu söyledim. Bundan daha doğru bir şey olabilir mi? Biz kendisine yanlış bir şey söylemedik. Kendisini sevdiğimi söyledim. Ama bizden Bergama’daki Paşa Yaylası Ilıca Kaplıcası hakkından yeteri bilgi almadan beyanat vermesinin yanlış olduğunu ifade ettim. Tarkan bizden bilgi isterse her türlü bilgiyi vermeye hazırız. Ondan sonra görüşünü açıklasın. Ama tek taraflı görüşünü açıklamasının yanlış olduğunu söyledim. Bütün konu bundan ibarettir” diye konuştu.
“HEM PARA VERİYORUZ, HEM HEDEF TAHTASI OLUYORUZ”
CHP’li Sevigen’in “Bakan Eroğlu’nun Bergama’daki kaplıcadan haberi yok” sözlerine de yanıt veren Bakan Eroğlu, “Ben de Paşa Yaylası Ilıca Kaplıcası hakkında bilgi eksikliği yok. O kaplıca hakkında en iyi bilgiye sahip olan kişilerden biriyim. Tarihçesini araştırdım. Orada ne zaman ne yapıldığını biliyorum. Devlet Su İşleri’nden sonra orda kazıların yapılması için kazı başkanlığına maddi destekler verdik. Biz bunu orda bulunan tarihi eserlere saygımızdan verdik. Orada bulunan dere yatağı tarihi eserleri tamamen kapanmıştı. Kazı esnasında orayı biz açtırdık. Tarihi eserleri biz kurtardık. Oradan çıkan önemli eserlerden peri kızını müzeye gönderen biziz. Şu anda Bergama Müzesi’nde. Ben şunu anlamıyorum; hem kurum olarak parayı biz veriyoruz, hem biz koruyoruz, tarihi eserleri meydana çıkarmak için biz gayret gösteriyoruz, ondan sonra bir de hedef tahtası haline geliyoruz. Siz de benim yerimde olsanız aynı tepkiyi gösterirsiniz” dedi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyeleri “Ne Unuturuz, Ne Affederiz! 12 Eylül’e, Gülen’lere Hayır” eylemi dün Taksim’de gerçekleştirdi. Yaklaşık 100 kişinin katıldığı eyleme, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Tuncel Kurtiz, Altan Erkekli, Orhan Aydın ve CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in de aralarında bulunduğu sanat ve siyaset dünyasından isimler de destek verdi.
DİSK’e bağlı sendika üyeleri ve sanatçılar Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya geldi. Eylemle ilgili bir basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. Türkiye’de aklı selim olan hiç kimse ve hiçbir örgütün böyle bir anayasayı savunamayacağını ifade eden Çelebi, “Unutmuyoruz Sayın Başbakan. Yaptıklarınızı ve yaşattıklarınızı unutmuyoruz. ‘Tezkere geçmezse memura maaş veremeyiz’, zam isteyen memura ‘IMF’yi ikna edin’, çiftçiye ‘Ananı da al git’, ‘Gözünü toprak doyursun’ diyen, işçiyi ‘ayaklar baş olmaz’ diye küçümseyen, fakat iş yabancı sermayeye gelince ‘toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya’ sözlerinizi unutmuyoruz” dedi.
Çelebi basın açıklamasında şunları da söyledi: “AK Parti bu paketle Türkiye’ye özgürlüğü, eşitliği, demokrasiyi çok görüyor. Toplumun en geniş kesimini oluşturan emekçiler açısından çevrelerinin ihtiyaçlarına hitap eden bu Anayasa değişikliğine emek örgütleri ve emekçiler hayır diyor. Bizler, 12 Eylül Anayasası’nı değiştiriyormuş gibi yaparak aslında her şeyi olduğu gibi bırakan ve bu sözde değişikliklerle 12 Eylül Anayasası’nı ayakta tutmaya çalışan AKP’nin Anayasa değişiklik paketine karşı çıkıyor ve hayır diyoruz. ‘Bu güne kadar işçiler güldü, artık gülme sırası bizde’ diye gülenlere, ‘Mezardan çıkıp evet deyin’ diyen Gülen’lere karşı işçi sınıfının cevabı nettir: Ne Unuturuz, Ne Affederiz! 12 Eylül’de Gülen’lere karşı hayır diyoruz.” Basın açıklamasının ardından DİSK üyeleri ile sanatçı ve siyasetçiler, Galatasaray Lisesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yol boyunca “Ogün gelecek, devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “AKP yasanı al başına çal”, “Yalana, talana, AKP’ye hayır”, “12 Eylül’e, Gülen’lere Hayır” sloganları atan gruba, bu tür eylemlerde sürekli yer alan sokak köpeği de eşlik etti. Yürüyüş sırasında, Türk vatandaşlığından atıldığını iddia eden Billur Ulus, çifte vatandaş olduğunu ve kimliğini kaybettiği için sorun yaşadığını belirterek AK Parti hükümeti aleyhine slogan attı. CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek Billur Ulus’a yardım edeceğine söz verdi.
Berhan Şimşek, yürüyüş sırasında yaptığı açıklamada dünyanın hiçbir yerinde 26 soru sorulup da bir cevap isteyen bir anlayışın olmadığını belirterek “Bu değişiklik halkın, işçinin, memurun, esnafın, iş adamının ve emeklinin çıkarına olan bir değişiklik değil. Bu değişiklik sadece 8 yıldır 1 trilyon 300 milyar dolar bütçe yapıp, ülkeye bir kuruş yatırım yapmayan bir anlayışın, yedik içtik bu anayasa değişikliyle de rahat kaçalım değişikliğidir. Bu değişikliğin halka hiçbir faydası yok” dedi.
Galatasaray Meydanı’nda son bulan yürüyüş, katılanlara teşekkür edilmesinin ardından sona erdi.

Uzun süre konser vermeyeceğini açıklayan sadece çok özel gece ve organizasyonlarda hayranlarıyla buluşan Sezen Aksu, bu kuralını üniversiteli gençler için bozdu. Coca Cola ile anlaşan Aksu, 7 ildeki üniversitelerde gençlerle buluşacak. “Coke’n Music Üniversite Turu” isimli konserde Aksu’yla birlikte Duman grubu da sahne alacak. Ekim ayında başlayacak ve bir ay sürecek olan konser turnesinin hangi illeri kapsayacağı önümüzdeki günlerde açıklanacak. Gençlerle buluşmak için kuralını seve seve bozduğunu söyleyen Aksu’nun konser başına 200 bin TL alacağı iddia edildi. Aksu’dan önce sahne alması için Hande Yener ve Sıla’ya teklif götürüldüğü bilgisi ise doğrulanmadı.