Daha önce sizlere duyurduğumuz Nuri “İki Medeni İnsan Gibi” Dizisinin fragmanınıda facebook sayfamıza yüklemiştik. Facebook Sayfamız: http://www.facebook.com/DelikanliKizlar İzlemeyenler varsa diye baş rolelrini Meltem Cumbul ve Oktay Kaynarca’nın paylaştığı Nuri “İki Medeni İnsan Gibi” Dizisinin fragmanını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
‘Kutsal Damacana’ serisinin üçüncü filmi çekiliyor…
Şafak Sezer’le bütünleşen Kutsal Damacana serisinin üçüncüsünde oyuncu değişikliği yapıldı. Sezer’in yerini BKM Mutfak’tan Ersin Korkut aldı.

‘Kutsal Damacana’ serisinin üçüncü filmi çekiliyor. Korhan Bozkurt’un yönettiği, Ahmet Yılmaz’ın senaryosunu yazdığı ‘Kutsal Damacana 3′te; Ersin Korkut, Şahin Irmak ve Özge Ulusoy başrolde. İlk iki filme başrolde olan Şafak Sezer ise bu filmde yok. Filmde olaylar şöyle gelişecek:
Sebo’nun maceraları
Kendisini cami avlusunda bulan yavru Sebo (Ersin Korkut), güvercin ve kumruların yemleriyle beslenip kendi kendini yetiştirmiştir. Zengin bir işadamının konağında iş bulan ve kızı Demet’e (Özge Ulusoy) platonik bir aşkla bağlanan Sebo’nun mutluluğu bir anda bozulur. Bir gece yarısı aniden müştemilatın kapısı çalınır ve efsanevi kan emici Kont Dracula (Şahin Irmak) gelir…
Yolları ayrıldı
Şafak Sezer’in yapım şirketiyle para konusunda anlaşamadığı için ‘Kutsal Damacana 3′te olmayacağı öne sürülmüştü. Şafak Sezer ise bu sezon Vodafone reklamları ve ‘Türk Malı’ dizisinden başka bir projede yer almayacağını ifade etmişti.
5 Kasım Cuma günü, hem “Kurtlar Vadisi: Filistin” ve hem de “New York’ta Beş Minare” sinemalarda gösterilmeye başlanacak.Merak ediyorum: Sizin tercihiniz, önceliğiniz hangisi olacak?

“Muhteşem Üçlü ‘Av Mevsimi’nde” başlıklı yazımızda “Av Mevsimi”nin kamera önündeki ve arkasındaki kadrosuyla göz kamaştırdığını yazmıştık. Peki 2010 yılı son çeyreğinde ve 2011′de izleyebileceğimiz diğer karşı konulması mümkün olmayan yerli filmler hangileri? Yerli film cephesinde yeni bir şey var mı? 5 Kasım Cuma günü, hem “Kurtlar Vadisi: Filistin” ve hem de “New York’ta Beş Minare” sinemalarda gösterilmeye başlanacak.Merak ediyorum: Sizin tercihiniz, önceliğiniz hangisi olacak? Hangisine özel ilgi duyuyorsunuz? Yoksa ikisini de görüp birbiriyle mi kıyaslayacaksınız? Değerli yorumlarınızı bekliyorum;yorumlarınız için peşin peşin teşekkür ederim.
Şener Şen ile Nurgül Yeşilçay “İkinci Bahar”dan Sonra “Koca Sinan”da Bir Arada
Şener Şen’i Nurgül Yeşilçay’la “İkinci Bahar” TV dizisinden sonra bir kez daha bir araya getirecek olan ve 2011 yazında Çağan Irmak’ın yöneteceği “Koca Sinan” adlı sinema filmi de en çok merak edilen yapımlardan biri.”Koca Sinan”, yaşadığı dönemde (500 yıl önce) devlete ait tüm binaları ve camileri depremlere karşı dayanıklı kılmak için zincir takviye sisteminini kullanan ve bu buluşu işe yarayan, Osmanlı’nın Leonardo Da Vinci’si “Mimar Sinan”ın müthiş hikayesi…

Elif Şafak’ın 500 Bin Adet Satılan Kitabı “Aşk” Beyazperdeye Uyarlanacak
“Yaprak Dökümü”, “Aşk-ı Memnu” ve “Ezel” adlı TV dizilerinin yapımcısı Ay Yapım’ın Elif Şafak’ın 500 bin adet satılan “Aşk” adlı kitabından uyarlayacağı sinema filmi de fenomen olacak gibi görünüyor.
550 Bin Satan İlk “Metal Fırtına” Romanının Uyarlaması da Beyazperdede
Romanı satış rekorları kıran “Metal Fırtına”nın sinema uyarlaması da çok beklenen yerli filmlerden biri.
“Nefes: Vatan Sağolsun”un Yönetmeninin İkinci Filmi: “Ayhan Hanım”
1977′den 1990′lara kadar uzanan yakın tarihimizi fedakar bir anne ve oğulları çerçevesinde beyazperdeye taşıyacak olan Levent Semerci filmi “Ayhan Hanım”ıysa sinemalarda gösterilmeye başlanacağı 2 Aralık 2011′e kadar beklemeye değer.Bilindiği gibi, Levent Semerci Türkiye sinemalarında 2 milyon 435 bin kişi tarafından seyredilen “Nefes: Vatan Sağolsun”la fırtına gibi bir başlangıç yapmıştı.
Ufukta Bir Orhan Pamuk Uyarlaması Bu Yıl da Yok!
Orhan Pamuk’un(1952 doğumlu) kitapları dünya çapında milyonlarca sattı ve satmaya devam ediyor. Yazar 2006 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazandıktan sonra bu satışlar daha da arttı.Ancak filmlere yatırım yapan girişimcilerimiz Orhan Pamuk kitaplarından dünyanın her tarafına satılabilecek filmler yapmayı hala denemedi bile. İlgilenenlere bir not: Yönetmen Ali Özgentürk’ün 1983′te Orhan Pamuk’a yazdırdığı senaryo hala beyazperdeye aktarılmayı bekliyor.Yönetmenliğini Ömer Kavur’un yaptığı, senaryosunu Orhan Pamuk’un yazdığı “Gizli Yüz”se 1991 Venedik Film Festivali’nde büyük ödül Altın Aslan için yarışmaya layık bulunmuştu.

“Bir Zamanlar Anadolu”
“Mayıs Sıkıntısı” adlı filmi Berlin Film Festivali büyük ödülü Altın Ayı adaylığını elde eden, “Uzak”, “İklimler” ve “3 Maymun” adlı filmleriyse Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye adaylığını kazanan yönetmen ve senaryo yazarı Nuri Bilge Ceylan bu kez oyuncu olarak Yılmaz Erdoğan’la çalıştı. “Bir Zamanlar Anadolu”ya 11 -22 Mayıs 2011 tarihleri arasında düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nin Altın Palmiye adaylığı vermesi bekleniyor.
“Recep İvedik 4″
Türkiye sinemalarında üç bölümü 12 milyona yakın seyirci bulan bir fenomen.Karşı koymanın anlamı yok! Tecavüze uğramanız kaçınılmazsa biraz da zevk almayı deneyin!
“New York’ta Beş Minare”
Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm”ü 2 milyon 566 bin kişi, “Beyaz Melek”iyse 2 milyon 32 bin kişi tarafından Türkiye sinemalarında izlendi.
Kırmızıgül’ün üçüncü sinema filmi “New York’ta Beş Minare”deyse baş rollerde Mahsun Kırmızıgül, Haluk Bilginer, Mustafa Sandal, Zafer Ergin, Engin Altan Düzyatan,Eşref Kolçak, Danny Glover,Gina Gershon, Robert Patrick, Murat Ünalmış, Salih Kalyon, Hüseyin Avni Danyal, Ali Sürmeli ve Suna Selen’de var.
“Kurtlar Vadisi: Filistin”
4 Temmuz 2003′te 11 Türk askerinin başına Irak, Süleymaniye’de Amerikalıların çuval geçirmesine karşı uyanan tepkilerimizden, milli duygularımızdan yararlanan “Kurtlar Vadisi:Irak” sinema filmi Türkiye sinemalarında 4 milyon 256 bin 567 kişi tarafından izlenmişti. Serinin ikinci bölümü, “Kurtlar Vadisi: Gladio”da büyük ilgi gördü ve sinema salonlarında 874 bin 19 kişi tarafından izlendi.Bu üçüncü bölümde Türk Rambolarının yeni hedefi: İsrail…

İsrail’in fikir babalarından Theodor Herzl (1860-1904), Ekim 1898′de İstanbul’da, Kasım 1898′deyse Filistin’de görüştüğü Alman İmparatoru 2. Wilhelm’den ve Mayıs 1901′de İstanbul’da görüştüğü Sultan 2. Abdülhamit’ten dünyanın dört bir yanından Yahudilerin Filistin’e göç ettirilmesi önerisine izin ve destek alamamıştı.Herzl döneminin en güçlü iki İmparatorunu buna ikna edememesine rağmen onun yolundan gidenler, onu takip edenler Herzl’in Sultan Abdülhamit’le görüşmesinden 47 yıl sonra yine bir Mayıs ayında İsrail devletini kurmayı başardılar.Bu takipçilerin en önemlisi ve en tuttuğunu koparanıysa, İsraillilerin “Bizim Atatürk’ümüz” dedikleri “David Ben Gurion,”du(1886-1973).
1996′da yayınlanan ve İsrail-İran savaşı yan konularından biri olan bir bilimkurgu romanı okuyan herkesin tüylerini ürpertti.Romanın adı: “Richter 10-Deprem Richter 10″du (Resif Yayınları; Yazarlar: Arthur C. Clarke, Mike McQuay). “Richter 10-Deprem Richter 10″un yazarlardan ilki olan Clarke (1917-2008), “2001: A Space Odyssey” (1968′de gösterime sunuldu) ve “2010″(1984′te gösterime sunuldu) adlı sinema filmlerine konu olan metinleri de yazmıştı.
“Richter 10-Deprem Richter 10″da İran’dan gelen saldırıya karşılık olarak İsrail nükleer silahlarını (“Masada Opsiyonu”) Müslüman hedeflerine yolluyor ve bunun sonucunda sadece ilk gün 60 milyondan fazla insan ölüyordu (Sayfa:77, 104, 197, 212, 235). Nükleer patlamalar sadece Orta Doğu’yu ve tüm petrollerini radyasyona maruz bırakmakla kalmıyor, yeraltında da derin etkiler yaratıyordu: İlk olarak Arap plakası etkileniyor, o ise Türk-Ege ve İran plakalarını hareketlendiriyordu. Domino taşlarının düşüşü gibi gelişiyordu her şey. Hint-Avustralya ve Avrasya plakaları da birbiri ardından kırılmaya başlıyordu.
Bir Dilek:
İsrail-Filistin; İsrail-İran arasındakiler dahil tüm ihtilafların müzakereyle, oturup-konuşarak-uzlaşarak, barışla sonlandırılmasını, Filistinlilerin bağımsız devletlerine kavuşmasını, hem Orta Doğu’ya, hem ülkemize,hem dünyaya huzur ve istikrar gelmesini diliyoruz.
9-14 Ekim 2010 Tarihleri Arasında Antalya Film Festivali’nde Yarışması Beklenen Film: ”Gölgeler ve Suretler”
İhsan Sabri Çağlayangil “Kader Bizi Una Değil Üne İtti” adlı anı kitabında Antalya’nın Alanya ilçesindeki Tüberlinas Yaylası’ndaki tepeden berrak havalarda bakıldığında Kıbrıs’ın göründüğünü anlatır.Çağlayangil yine bu kitabında atalarımızın Kıbrıs’ı Osmanlı İmparatorluğuna katarken 1570 ve 1571 yıllarında toplam 75 bin şehit verdiklerini kaydeder.

Yönetmen Derviş Zaim, “Tabutta Rövaşata”, “Filler ve Çimen”, “Çamur”, “Cenneti Beklerken” ve “Nokta”dan sonraki filmi “Gölgeler ve Suretler”in 9-14 Ekim Tarihleri Arasında Antalya Film Festivali’nde yarışması bekleniyor. “Gölgeler ve Suretler”, 1963 Kıbrıs olaylarını ergenliğe geçiş sürecindeki bir genç kızın gözünden beyazperdeye aktarıyor.Film, Karagöz kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç kızın geçirdiği dönüşüm ve olgunlaşma sürecini anlatıyor. Yıkılıp yanan köylerden, daha güvenli olan şehire kaçış macerası esnasında yaşanan dostluklar ve savaş ortamı, Kıbrıs’ın hikayesine ışık tutuyor. Hikayenin fonunu ise Kıbrıs’ın Karpaz bölgesi ve Büyükkonuk Köyü’nün doğası, köyleri, tepeleri ve deniz oluşturuyor.
İhsan Sabri Çağlayangil 434 Soydaşımızın Rumlar Tarafından Öldürülmesini Anlatıyor:
“Olaylar başladı.Saldırılar soykırımına dönüştü.Masum ve silahsız halkın üzerine yüründü.434 soydaşımız şehit edildi.Lefkoşa’da Türklere karşı makineli tüfeklerle ateş açıldı.Noel gecesi bir Türk binbaşısının eşi ve çocukları öldürüldü.Hıristiyan Bayramı “Kanlı Noel” adını aldı.Türk Hava Kuvvetlerine bağlı jetler Kıbrıs üzerine gönderildi.Kanlı hadiselerin yayılması önlendi.Rahmetli İsmet İnönü (İsmet İnönü 20 Kasım 1961-20 Şubat 1965 tarihleri arasında da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığını yapmıştı) müdahale hakkını kullanmak üzere İngiltere’ye başvurdu.”
1963 Kıbrıs Olaylarına İlişkin Notlar:
15 Ağustosu 16 Ağustosa bağlayan 1960 gecesi Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
24 Aralık 1963′te Rumlar Lefkoşa’da Doktor Binbaşı Nihat İlhan’ın eşini ve üç çocuğunu öldürdü.
26 Aralık 1963′te Türk donanması Kıbrıs’ta Türklerin katledilmesi üzerine Kıbrıs sularına girdi.Ada’ya çıkartma ve indirme harekatından son anda vazgeçildi.Türk Hava Kuvvetleri’ne ait jet uçakları Kıbrıs üzerinde uyarı uçuşu yaptı.

Ahmaklar
Mike Judge’nin yönetmenliğindeki film, insanoğlunun geleceğini bir kez daha düşünmesine yol açacak derecede etkileyici değil!

Bir Geyşa’nın Anıları
Gizemli ve egzotik bir dünyada geçen hikaye, Japon dünyasının kötü filmlerine örnek.

Boş Ev
Sloganına aldandığımız ama yaklaşık olarak 30dk. hiç konuşmadan süregelen bir film. Japon sinemasının kötü yüzlerinden.

Dünyalar Savaşı
Filmde; Gökyüzü aniden kararır ve şimşekler eşliğinde çok şiddetli bir fırtına patlak verir. Üç bacaklı çok büyük bir savaş makinesi ortaya çıkar. Marslıların dünyayı işkal ettiğini varsayan başarısız bir bilimkurgu – aksiyon.

Gen
Türk usulü korku filmi. Müziklerini 110 Grubu yapmış başrollerde Doğa Rutkay ve Şahan Gökbakar var.

Karantina
Tehlikenin tehdidi altında hayatta kalma mücadelesi mi? Kötü bir korku ve gerilim filmi daha…

Kemik Kıran
Bir bilim adamı kendisini çölde ilerleyen bir kamyonda bulur. Katliam, ölüm makinasınca avlanması gibi tuhaflıklar zincirine aday bir film.

Otostopçu
Ölümcül bir psikopat ve onu durdurmaya çalışan bir çiftin hikayesi. Masumiyetini kanıtlamak isteyen çift film boyunca polisten kaçar…

Rönesans
Animasyon filmlerinden soğumanıza sebep olabilecek bir film.

Seks İtirafları
Hayatı boyuca her zaman parmakla gösterilmiş olan örnek insan Amy (Melinda Page Hamilton) nişanlısı John’u ve yıllar önce başından geçen bir seks deneyimlerini sevgilisine aktarmını konu alıyor. Gelmiş geçmiş en kötü romantik komedi filmlerinden.

Türk kökenli Alman yönetmen Fatih Akın’ın yönettiği Duvara Karşı filmindeki rolü ile bir anda üne kavuşan Sibel Kekilli, Alman televizyonlarında en fazla seyredilen polisiye dizi olan “Tatort”ta komiser rolünde oynayacak.
Dizinin yayınlandığı devlet televizyonu ARD’de, komiser Borowski rolündeki Axel Milberg ile birlikte cinayetleri aydınlatacak olan Kekilli’nin rol alacağı dizinin ilk bölümü, 24 Ekimde yerel saat ile 20.15′de gösterime girecek.
Diziyi hazırlayan Norddeutsche Rundfunk (NDR) adlı yayın kuruluşunun bir yetkilisi Bild gazetesine yaptığı açıklamada, Kekilli’nin “Tatort” dizisindeki komiser rolünü sürekli oynayacağını, daha önce bu rolü üstlenmiş olan Maren Eggert’in nisan ayında diziden ayrıldığını belirtti.
Yardım meleği olarakta bilinen Amerikalı oyuncu Angelina Jolie Bosna-Hersek savaşında tecavüze uğrayan bir kadının hikayesini sinemaya taşıyacak.
Amerikalı ünlü oyuncu Angelina Jolie, Bosna’daki savaş (1992-1995) sırasında tecavüze uğrayan bir kadının hikayesini anlatacağı filmin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yapacak.
Bosna-Hersek ve Sırbistan basını, Angelina Jolie’nin Bosna’daki savaş sırasında tecavüze uğrayan bir kadının hayat hikayesini anlatacağı filmin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu üstleneceği film çalışması yaptığı haberlerine geniş şekilde yer verdi.
Gazetelerin haberlerine göre, Angelina Jolie’nin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yapacağı filmin konusunun, 1992-1995 yılları arasındaki savaşta bir Sırbın tecavüzüne uğrayan Boşnak kadının, daha sonra tecavüzcüsüne aşık olması ve onunla birlikte savaşın kanlı günlerini ve zorluğunu yaşaması olduğu belirtildi.
Angelina Jolie’nin bu filmle ilk kez “yönetmen koltuğuna” oturacağı da kaydedildi.
SIRBİSTANLI MEDYA PATRONU ORTAK YAPIMCILIKTAN VAZGEÇTİ
Bu arada Sırbistan’daki gazeteler, Angelina Jolie’nin çekimini yapacağı söz konusu filmin ortak yapımcılığını yapması konusunda daha önce anlaştığı Sırbistan’daki özel televizyon kanalı Pink TV’nin sahibi Jelyko Mitroviç’in bu projeden vazgeçtiği haberlerine de yer verdi.
Jolie’nin ekibiyle görüşüp senaryoyu inceledikten sonra bu projeden vazgeçtiğini ifade eden Mitroviç, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Sırpları bir kez daha dünyaya kötü tanıtacak bir projenin parçası olmak istemiyorum. Angelina Jolie’nin oyunculuğunu ve kişiliğini beğeniyordum, ama maalesef o Sırplara karşı büyük önyargı besliyor. Onunla ortak çalışmak birçok kapıyı açacaktır, ama Sırpları kötü gösterecek hiçbir şeyin parçası olmak istemiyorum” dedi.
Sırbistan’daki bazı gazeteler, Mitroviç’i bu davranışından dolayı “kahraman” ilan etti.
Öte yandan Angelina Jolie’nin ekibinin, filmin çekimi için yakında Bosna-Hersek ve Sırbistan’a gelerek incelemelerde bulunacağı kaydedildi.
Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliğinin iyi niyet elçisi olan Jolie ile sevgilisi Brad Pitt, 5 Nisan’da Bosna-Hersek’e gelmiş, burada mülteci kamplarını ziyaret etmişti. Jolie ve Pitt, daha sonra gittikleri Karadağ’da kısa bir süre tatil yapmıştı.

Filmin Konusu :
Biri doktor, diğeri profesör olan Catherine ve David uyumlu bir çift görünümündedir. Yetenekli bir oğula sahip olan bu çiftin evliliği gıpta edilecek cinstendir. Şehirdışına çıkan David uçağını ve dolayısıyla sürpriz doğumgünü partisini kaçırdığında, bu evlilikte saklı kalan şüpheler bir anda su yüzüne çıkar.David’in sadakatinden şüphe duymaya başlayan Catherine, kocasını sınavdan geçirmeye karar verir. Chloe (Amanda Seyfried) isimli bir eskort kızla anlaşan Catherine, onun David’le yakınlaşmasını ister. Böylelikle kocasının kendisine bağlılığını test etmiş olacaktır. Ama bu ilişki üçgeni beklenmedik olaylara gebedir.
Yonja!